9 Oca 2022 16:06
Journalist ID: 2391
News Code: 84607504
0 Persons
Viyana Müzakereleri: İleri ama yavaş adımlar

Tahran, İRNA- Göstergeler, Viyana'daki 8. tur müzakereler sırasında "ileri adımlar" ve "yavaş adımlar"'ı gösteriyor, ancak Batılı aktörler müzakerelerin sonucu konusunda iyimser olmakla birlikte, "zaman" ile oynamak gibi yeni taktiklere başvurarak, Tahran'ı haklı taleplerinden vazgeçmeye zorlamayı umuyor.

Cumhurbaşkanı Reisi hükümetinde ikinci dönemi olan yaptırımların kaldırılmasına ilişkin yapılan müzakerelerin 8. turu, Viyana'daki Coburg Otel'de düzenlenmektedir. Yeni yılın başlaması nedeniyle üç günlük bir aradan sonra yeniden başlayan görüşmelere 3 Ocak Pazartesi gününden itibaren devam edildi.

Viyana'da ileri ama yavaş adımlar

Diplomatların pozisyonları, Avusturya başkentinden yayınlanan haberler ve bu ortamdaki iyi haberlere bakıldığında, sekizinci turda görüşmelerin yapıcı ve nispeten başarılı bir şekilde ilerlediği anlaşılıyor. Bu ileriye dönük adımlar, 6 Ocak Perşembe günü müzakerelerin gidişatını "normal ve iyi" olarak nitelendiren ve 'İran tarafının girişimlerinin sonuç verdiğini' yazan Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan'ın tweet'inde açıkça görülebilir.

Emir Abdullahiyan, twitter hesabından yaptığı açıklamada, 'Artık iyi niyete ve iyi bir anlaşmaya varmak için ciddi bir iradeye sahip olup olmadığını göstermek Batı'ya kalmış' ifadesini kullandı.

Viyana Müzakereleri: İleri ama yavaş adımlar

Dışişleri Bakanına göre, İran'ın en az iki belgesi dahil olmak üzere (biri yaptırımların kaldırılması ve diğeri İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin) Reisi Hükümeti'nini ilk tur görüşmeleri olan ve toplamda 7. turdakarşı tarafa sunulan üç yaratıcı ve yenilikçi belgesi var. Üçüncü belge, "yaptırımların kaldırılmasının doğrulanması", "tazminat" ve "garanti" üçlemesiyle ilgilidir.

İran'ın eli dolu olması ve uzmanların istişareleri sonucu ortaya çıkan yenilikçi planlarının aksine, müzakereler 6 ay süreyle askıya alındı, ancak diğer taraf ve özellikle Avrupa troykası, müzakerelerde eli boş yer aldı.

Tüm bu yorumlarla birlikte, Doğu ve Batı olmak üzere iki tarafın diplomatları, mevcut müzakerelerin verimli olacağı konusunda hemfikir. Rusya'nın Viyana'daki uluslararası örgütler temsilcisi Mihail Ulyanov, "Viyana görüşmelerinin tüm tarafları, bir anlaşmaya varılması ve yaptırımların kaldırılması yönünde ilerleme kaydedildiği konusunda hemfikir" dedi.

Bugünlerde adı Viyana'da daha çok duyulan Ulyanov'a ek olarak, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian Cuma günü yaptığı açıklamada, 'müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini" söyledi.

Müzakerelerdeki ilerleme, Amerikan tarafının bile dile getirdiği Viyana'daki diplomatların odak noktası ve bir işareti olarak değerlendirilebilir.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, "Bu haftaki Viyana görüşmelerinde bir miktar ilerleme kaydedildi" dedi.

Görüşmelerin bariz ama olumlu işaretlerinden biri, Güney Kore Dışişleri Bakan Yardımcısı Choi Jang Kun'un Viyana'da bulunması ve onun ABD'nin yanı sıra P4+1 diplomatlarıyla birkaç gün süren görüşmeleriydi; Bu ülke, 7 milyar doları aşan borcuyla İran'ın en büyük petrol borçlularından biri olarak şimdiye kadar ABD yaptırımları bahanesiyle İran'ın bloke edilen varlıklarını serbest bırakmayı reddeden bir ülkedir.

İran'ın meşru talepleri ve Batı'nın görülen kartları

İran ekibi, Nükleer Anlaşma sonrası taahhütlerine olan bağlılığını kanıtladığı için daha önce bahsedilen haklı taleplerinde ısrar ediyor; UAEK'nin merhum Genel Müdürü Yukiya Amano'nun Tahran'ın yapıcı işbirliğine ilişkin 17 raporu ve Tahran'ın Trump'ın anlaşmadan çekilmesinden bir yıl sonra yükümlülüklerini yerine getirmekten geri adım atması bu bağlamda değerlendirilebilir.

Hiç şüphe yok ki, önceki hükümette varılan acı müzakere ve anlaşma tecrübesiyle, Reisi Hükümet Batı'nın "azami baskı" kampanyasına karşı "azami talepler" önererek İran halkının haklarının gerçekleştirilmesinin peşine düşecekti; Bu, şimdiye kadar etkili olduğu kanıtlanmış kanıta dayalı bir yaklaşımdır.

Sekizinci tur görüşmelerden önce Batı tarafı, İranlı diplomatları taleplerinden vazgeçirmek için dört özel taktik kullandı. Bunlar şöyle:

1- İran, Çin ve Rusya arasında bir çatlak yaratmaya çalışmak

2- UAEK'yi etkileyerek İran'a baskı uygulamak

3- İran'ın taleplerini karşılamamak amacıyla azami talepler planlamak

4- Yaptırımların tırmanması ve Trump yolunu devam ettirmek

Örneğin, 4 No'lu araç, yani yaptırımların yoğunlaştırılması durumunda, yalnızca Kasım ayında, Reisi Hükümeti'nde müzakerelerin yeniden başlamasının arifesinde, İranlı kişi ve kuruluşlar hakkında sahte iddialarla en az dört tür yaptırım uygulandığını belirtmek yeterlidir.

Batı'nın 'zaman' kartı ile oyunu

Batılı yetkililerin müzakerelerin arifesinde ve sekizinci turdaki pozisyonlarına kısa bir bakış, Batı'nın özellikle de Beyaz Saray'ın tekniklerini ve hedeflerini ortaya koyuyor; Bunlardan en belirgini oyunun sonu tehdididir.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian 7 Ocak Cuma günü Fransa'nın Beaufort televizyon kanalına verdiği demeçte, "Bir anlaşmaya varabileceğimize inanıyorum, ancak zaman daralıyor" dedi.

Talepleri azaltmak için İran'a baskı uygulamak için "zaman" unsurunu kullanırken, AB'nin dış politika başkan yardımcısı Enrique Mora ve ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken de dahil olmak üzere diğer diplomatların oybirliğini gördük.

Mora Cuma günü düzenlediği basın toplantısında, "Bir anlaşmaya varmak için birkaç aydan, birkaç haftadan fazla bir süre yok ve taraflar zorlu siyasi kararlar almaya hazırlıklı olmalı" dedi.

Gözlemcilere göre, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupalı ​​müttefikleri tarafından modası geçmiş araçların kullanımı, etkinliğini yitirdi ve kullanımında aşırı ısrar, anlaşmaya giden yolu daha zor hale getirecek. Benzer şekilde ABD Dışişleri Bakanı Blinken de İran'la nükleer anlaşmaya varma süresinin "çok kısa" olduğunu belirtmektedir. Tahran'ı "zamanı öldürmekle" suçlayan Blinken, Washington'ın iyi niyet eksikliği ve nükleer programını ilerletmek için müzakerelerin yavaş temposu nedeniyle Tahran'ın zamanı öldürmesine tahammül edemeyeceğini söyledi.

Müzakerelerin erozyonu, müdahaleci faktörlerin müzakere sürecine girme ve düşmanların sabotaj olasılıklarını artırsa da diğer yandan, "ne pahasına olursa olsun" bir anlaşmaya varmak için acele etmek, kayıplardan başka bir şeyle sonuçlanmayacaktır. Bu nedenle, müzakerelerde zaman kısıtlamalarından ziyade yaptırımların kaldırılması, doğrulama, garantiler gibi sonuçların elde edilmesi daha önemlidir

Twitter'da Takip Ediniz. @Irna_Turkish

yorumunuz

You are replying to: .
captcha