Tahran, İRNA – Silahlı Kuvvetler Başkomutanı, Hava Kuvvetleri ve Hava Savunma Kuvvetleri komutanlarıyla yaptığı görüşmede, ABD hükümetiyle müzakere edilmemesi gerektiğini belirterek, "Müzakere etmek 'akıllıca, mantıklı ve onurlu' değildir." dedi.

İran İslam Cumhuriyeti Hava Kuvvetleri ve Hava Savunma Kuvvetleri komutanlarından bir grup, bugün sabah Silahlı Kuvvetler Başkomutanı ile bir araya geldi.
Bu toplantı, her yıl olduğu gibi, Devrim Haftası münasebetiyle (7 Şubat 1979) hava kuvvetleri subaylarının İmam Humeyni’ye tarihi bağlılık yemini etmesinin yıl dönümü münasebetiyle düzenlendi.
Devrim Lideri’nin konuşmasının en önemli başlıkları:

- ABD ile müzakerenin ülkenin sorunlarını çözmede hiçbir etkisi yoktur. Bunu doğru anlamalıyız; öyle bir algı oluşturmamalılar ki, eğer ABD ile masaya oturursak, şu veya bu sorun çözülecek. Hayır! ABD ile müzakereden hiçbir sorun çözülmez. Sebep? Tecrübe!
- 1990’lı yıllarda ABD ile müzakere ettik, yaklaşık iki yıl süren bir anlaşma yapıldı. Elbette ABD tek başına değildi, birkaç ülke daha vardı ama müzakerelerin ana ekseni ABD idi. O dönemin hükümeti müzakere etti, oturup kalktılar, konuştular, güldüler, el sıkıştılar, dostça davrandılar ve nihayetinde bir anlaşma yapıldı.
- İran tarafı bu anlaşmada çok cömert davrandı, birçok taviz verdi. Ancak ABD anlaşmaya uymadı. Anlaşma, ABD yaptırımlarının kaldırılması içindi ama yaptırımlar kaldırılmadı! BM konusunda da sürekli İran’a tehdit oluşturacak bir açık kapı bırakıldı. Bu müzakerenin sonucu buydu. Bu bir tecrübedir ve bundan ders çıkarmalıyız. Taviz verdik, geri adım attık ama istediğimiz sonuca ulaşamadık. Sonunda ABD, zaten eksiklikleri olan bu anlaşmayı da bozdu, ihlal etti, yırttı attı.
- Böyle bir hükümetle müzakere edilmemelidir. ABD ile müzakere etmek 'akıllıca, mantıklı ve onurlu' değildir.
- Şu anda görevde olan kişi, bu anlaşmayı yırtacağını söyledi ve yırttı. Ondan önceki hükümet bile anlaşmaya tam olarak uymamıştı. Oysa anlaşma ABD yaptırımlarının kaldırılması için yapılmıştı ama kaldırılmadı!
- ABD, kağıt üzerinde dünya haritasını değiştirmeye çalışıyor. Ama bunların hiçbiri gerçekte karşılığı olan şeyler değil. Bizim hakkımızda da konuşuyorlar, tehdit ediyorlar. Eğer bizi tehdit ederlerse, biz de onları tehdit ederiz. Eğer tehditlerini hayata geçirirlerse, biz de aynısını yaparız. Eğer milletimizin güvenliğine zarar verirlerse, biz de onların güvenliğini tehlikeye atarız. Bundan hiç şüpheleri olmasın!
- Bu duruşumuz, Kur’an’dan ve İslam’ın emirlerinden ders alınarak şekillenmiştir ve bizim üzerimize düşen bir görevdir. Allah’tan, bize görevlerimizi yerine getirme konusunda başarı vermesini diliyoruz.
- Elbette ülkemizde bazı sorunlar var, kimse bunları inkâr etmiyor. Geçim konusunda neredeyse tüm halk kesimlerinin sorunları var. Ama bu sorunları çözecek olan iç dinamiklerdir.
- İç dinamikler; sorumluluk sahibi yöneticilerin çabaları ve birlik içindeki halkın desteğidir. 22 Behmen yürüyüşünde bu halk birliğini göreceksiniz. Bu yürüyüş, ülkemizdeki ulusal birliğin sembolüdür.
- Halkın bilinçli olması ve yöneticilerin yorulmadan çalışması, bizim sorunlarımızı çözecek olan şeydir.
- Yetkililer çalışmalarını sürdürüyor, Allah’a şükürler olsun ki birtakım adımlar atılıyor ve ben, bu hükümetin en azından halkın geçim sorunlarını biraz hafifletebileceği konusunda çok umutluyum.