24 Eki 2021 00:14
Journalist ID: 2391
News Code: 84515834
0 Persons
Kalibaf: Tanıma ve bilinç, İslam Ümmetinin bugünkü yitirdiğidir

Tahran, İRNA- İslami Şura Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bugün İslam Ümmetinin kaybettiğinin tanıma ve bilinç olduğunu belirterek, 'Dinleri yakınlaştırma hareketi, Müslümanların aşırılığa ve tekfirlere karşı birleşik sesidir ve Müslümanlar tekfir hareketinden haberdar olmalıdırlar ki bu sapma hiçbir sosyal statü bulmasın' dedi.

Radyo ve Televizyon Konferans Merkezi'nde düzenlenen 35. Uluslararası İslam Birliği Konferansı'nın kapanış töreninde konuşan Kalibaf, Hz. Muhammed Mustafa'nın doğum yıldönümünü kutlayarak, 'Büyük Peygamber'in biyografisi, tüm renk, ırk ve kabilelerden Müslüman ümmetinin birlik ve beraberliğinin simgesdiri ve bugün birlik ve beraberlik mesajını iletebilmek için aynı yöntemin kurulması ile bir araya geldik' diye belirtti.

'Müslümanların birliğinden bahsettiğimizde cevaplamamız gereken ilk sorunun birlik nasıl oluşur? sorusudur' diyen Kalibaf,  'Birliğin ortak hedef ve yaklaşımlar etrafında şekillendiğine inanıyorum' diye konuştu.

Kalibaf konuşmasını şöyle sürdürdü:

'Her dinden ve her zevkten Müslüman olan bizler, Hz. Peygamber, Kur'an ve aynı kıble gibi güçlü ortak noktalara sahibiz, ancak bu ortak yönlere rağmen birçok farklılığa sahip olmamızın nedeni, ortak hedef ve yaklaşımlar belirlememiş olmamızdır.

Tecrübe,, İslam ümmetinde ortak bir amaç ve yaklaşım yaratıldığı ölçüde birliğin sağlanacağını gösteriyor ve en önemli tecrübemiz ve tarihi delilimiz, Filistin meselesidir.

Ümmet birlikte hareket edip gaspçı Siyonist rejime karşı birleşik bir direniş cephesinin oluşumunu sağlarsa, iyi gelişmeler yaşanır. 70 yılı aşkın bir süredir Siyonist rejim tarafından Filistin'in işgali trajedisine bakacak olursak, bunu iki döneme ayırabiliriz: İslam Devrimi'nden önceki dönem ve İslam Devrimi'nden sonraki ikinci dönem.

İlk dönemde Arap ülkelerinin hükümetlerinin Arap milliyetçiliği bakış açısıyla tüm güçleriyle bu kanserli tümörün büyümesini durdurmaya çalıştılar ve sonuç, 1967 savaşı oldu, 6 gün süren bu savaşta Arap hükümetleri yenildi ve bunun ürünü, bu çocuk öldüren rejimin siyasi ve askeri olarak güçlenmesiydi.

Ama Siyonist rejim, yaşamının ikinci yarısında, bir veya daha fazla düzenli orduya karşı değil, Lübnan ve Filistin'de Şii kardeşler ve Sünnilerden oluşan direniş güçlerine yenildi ve yenilmezliği efsanesi sona erdi.

Böylesine büyük bir değişime neden olan faktör, ortak bir anti-Siyonist inanç ve hedefin yaratılması ve hükümetlerin merkeziyetçi yaklaşımının Arap milliyetçiliği perspektifinden İslam ümmetine ve İslam odaklı bir şekilde değişmesidir'.

Twitter'da Takip Ediniz. @Irna_Turkish

yorumunuz

You are replying to: .
captcha