4 Nis 2020 05:42
Journalist ID: 2391
News Code: 83737451
0 Persons
Korona uluslararası süreçleri nasıl etkileyecek?

Tahran, İRNA- Korona virüsünün yayılması, uluslararası yapıları derinden sarsmış ve uluslararası düzenin küresel bir fenomene karşı zaafını her zamankinden daha çok gözler önüner sermiştir. Korona, küresel köye dönüşen günümüzde hiçbir ülkenin kendisinin ayrı kumaştan olduğunu iddia edemeyeceğini gösterdi.

Korona virüsü halihazırda herkesi ilgilendiren bir sorun ve bütün dünya ülkeleri için pandemi haline gelmiştir. Bu virüs 3 ay önce Çin’de ortaya çıkmasına rağmen şimdi yaklaşık hemen hemen bütün ülkeler, bu hastalıkla baş etmek zorunda kalmışlardır.

Her gün Covid-19 hastalığına bulaşan kişi sayısı artmakta ve ölenlerin sayısı yükselmektedir. Hükümetler daha fazla müdahale edici politikalar uygulamakta, çeşitli ülkelerden vatandaşlar daha fazla sınırlama ve kısıtlama ile karşı karşıya, daha fazla şehir karantina altına alınmakta, borsalar birbiri ardına değer kaybetmekte, şirketler, kurum ve fabrikalar ardı ardına kapanmakta ve uluslararası taşımacılık sistemi adeta durdurulmuştur.

Soğuk Savaş döneminin güvenlik alanında iki kutuplu düzenin ortaya çıkmasına ve 11 Eylül saldırılarının uluslararası süreçlerde değişikliğe ve yeni güvenlik krizlerinin patlak vermesine sebep olsa da IŞİD’in varlık göstermesi, güvenlik kaygılarının Ortadoğu’dan Avrupa’ya yayarak bu krizi derinleştirdi. Dünya aryıca 21. Yüzyılın ilk 10 yılında mali krizi atlattı, ancak bu krizlerin hiçbirinde uluslararası düzen bu seviyede durma noktasına gelmemişti. Korona virüsünün yaygınlaşması, sağlık, güvenlik, ekonomik ve sosyal alanlarda uluslararası yapıları derinden sarsmış ve uluslararası düzenin küresel bir fenomene karşı zaafını her zamankinden daha çok gözler önüner sermiştir.

İslam Cumhuriyeti Haber Ajansı İRNA olarak siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler dalında 10 saygın öğretim görevlisi ve dış politika yorumcusuna korona virüsünün uluslararası süreçler üzerindeki etkilerini sorduk. Yorumlar aşağıdaki gibidir:

Dış politika yorumcusu Mecid Tefrişi:

Korona virüsünün uluslararası süreçler üzerindeki etkilerinden bahsettiğimi zaman, bu meselenin anlık, kısa ve uzun vadeli etkilerinin yanı sıra ulusal, bölgesel ve uluslararası boyutları olduğunun farkına varmalıyız. Virüsünün anlık meselesi elbette insanların sağlığı, kamu sağlığı ve vatandaşların canlarının korunmasıdır, ancak anlık etkilerden geçerek bir sonraki yıl gibi bir zamana ulaştığımızda, bu salgının yayılmasının ekonomik, sosyal, siyasi ve hatta kültürel yönden bize sorunlar yalatabileceğini söyleyebiliriz. Bu meselelerin şimdilik öncelik taşımamalarına rağmen krizin atlatılmasından sonra kendini göstermeye başlayacak.

Korona İran’da ve dünyada halkın hükümetlerden taleplerinin daha ciddi ve daha saydam hale gelmesine sebebiyet vermiş ve partizn yaklaşımlarla yolsuzluğa yer bırakmamaktadır. Kroona virüsü krizinin yönetimi ile ilgili mevcut sıkıntılar dolayısıyla halkın katılımı ve bilgilendirilmesi ile hesap sorabilirliği ve milli denetim olmaksızın krizin yönetiminin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

Daha geniş arsada yani bölgesel ve uluslararası düzeyde de durum aynı biçimdedir. ABD’de 11 Eylül 2011’den önce ve hatta sonrasında seslendirilen ve Trump’ın ‘Önce ABD’ sloganında görüldüğü gibi ABD’nin kaderinin dünyadan ayrı olduğuna yönelik atılan sloganların tersine ABD’nin korona virüsüne yakalanan hasta sayısı bakımında dünyada birinci sıraya yerleşmesi, Washington’un kendi kaderini uluslararası camiadan ayıramayacağını herkese gösterdi. Bu nedenle bence korona, ABD ve uluslararası yeni düzenin üzerinde 11 Eylül’den bile daha fazla ve dah derin etki bırakacaktır. Dünyanın ve özellikle büyük güçlerin askeri, savaş ve nükleer meselelere yatırım yapmayı gözden geçirmeleri ve ciddi biçimde kırılgan ve iflas etmiş ekonomilerin durumu ve sağlık altyapısının yenilenmesine odaklanmaları beklenmektedir.

Korona ayrıca AB üzerinde önemli etkiler de bırakabilir ve şimdiden Avrupalılar gelecekleri ile ilgi büyük kaygı içineler ve AB’nin geleceğine dönük ciddi fikir ayrılıkları yaşamaktalar. Kimileri koronanın bölgede ortak ekonomik ve sosyasl engellerin ortaya çıkması açısından birlik için birliğin daha da çoğalmasına neden olacağı görüşünü paylaşırken başta İtalya ve İspanya olmak üzere kırılgan ekonomiye sahip ülkelerin diğer AB üyesi ülkelere eleştiriler yönelttikleri duyulmaktadır. Onlara göre Britanya gibi AB’den ayrıldıkları durumunda sorunları bu koşullarda daha az olurdu ve daha yoksul ülkelerin masraf ve giderlerinde ortak olmalarına gerek kalmazdı. Hangi seçeneğin daha güçlü olacağı yönünde henüz kesin bilgi yoktur. Anlaşıldığı üzere Almanya ve Fransa’nın diğer üye ülkelerin sorunlarını çözmeye çalışarak AB’nin mevcudiyetini korumaya çalıştığı ve AB’nin gerçek liderlerinin bu sorunda ve gelecekteki yaklaşımlarda kilit rol oynayacakları diğer seçeneklerden ağır basmaktadır.

Tahran Üniversitesi Rusya Araştırmaları öğretim görevlisi Cihangir Keremi:

Korona’nın uluslararası süreçler üzerindeki erkisini değerlendirmek için virüsünün yayılma süreci ve hükümetlerin bu virüse karşı tepkilerini beklememiz gerekmektedir. Hastalığının boyutunun nereye kadar ulaşacağı ve farklı ülkelerdeki ölü sayısının ne kadar olacağı, bunun uluslararası süreçler üzerindeki etkisini değerlendirmek için bir kriter olabilir.

Hastalığının ciddi olarak yayılmaya başlamasından 4 ay geçmesinden sonra şimdiki koşulları aşağıdaki nitelemek saymak mümkün:

1. Askeri olmayan güvenlik tehditlerinin sınır ötesi olması ve bunların ulusların güvenlik ve sağlığı üzerindeki yıkıcı etkisi. Bu konuda da doğal olarak uluslararası iş birliğini gerekliliğini ve ulusal ve uluslararası güvenlik askeri olmayan süreçlere dikkat edilmesi gerektiği görülmektedir.

2. Halkın desteklenmesi için ulusal egemenlik ve devlet kavramı ile uluslararası sınırların güçelenmesi ve halkın kendi güvenlik ve sağlığının korunması için devletlerin önem ve zorunluluğuna dikkat çekmesi. Tabi bu konu küreselleşme sürecine bir darbe vuracaktır, ancak bu durumun daha uzun süre mi devam edeceğimi, yoksa bir süre sonra küreselleşmenin yeniden süreceği konusu ise bu hastalığının önümüzdeki aylardaki durumuna bağlı olacaktır.

3. devletlerin rolünün güçlenmesi, milliyetçiliğin önemsenmesi ve küreselleşmenin nisbi olarak zayıflamasına paralel olarak doğal olarak uluslararası iş birliği boyutları, rekabet boyutuna karşı azalabilir ve bu konu da sonraki aylarda yaşanacak durumla paralel biçimde daha da şiddetlenebilir.

4. Uluslararası düzenin yapı ve normları, siyasi, ekonomik ve güvenlik yönlerinden değişimlere uğrayacaktı. Örneğin ülkeler arasındaki ilişkilerin daha rekabet edilecek konuma gelmesi ile birlikte küresek ekonomik ve ticari üretim ve dağıtım süreçlerinde kendi kendine yeterlilik eğilimleri artabilir ve bu konu da uzun vadede daha fazla etki yaratacaktır. Zira küresel düzn son yüzyıllarda her şeyden daha çok üretim ve ticaret süreçlerinden etkilenmiştir.

5. Büyük güçlerin ve özellike ABD, Çin ve diğerlerinin ve ayrıca bölgesel güçlerin rolü yeniden tanımlacaktır. Açık söylemek gerekirse sağlık alanındaki şu anda mevcut sonuçlar bu şekilde devam etmesi durumunda Çin’in uluslararası konumu ABD’ye kıyasla artacaktır.

İran’ın eski BM Cenevre ve New York ofisleri diplomatı Kuruş Ahmedi:

Birçok ülkede resesyona neden olan koronanın ekonomik etkileri bellidir. 3.3 milyon Amerikan davatndaşının 15-21 Mart’ta işsiz olduğunu açıklaması çok söz söylemektedir. Bu örnek, birçok ülkede oluşmaya başlanan koşulların açık örneğidir.

Orta vadede UNCTAD’ın son günlerdeki raporlarında görüldüğü gibi birçok gelişmekte olan ülkenin ihtiyaç duyduğu doğrudan yabancı yatırımı miktarı 2020 ve 2021 yıllarında yüzde 5-15 oranında düşecektir. 5 bine yakın büyük uluslararası şirket, gelirlerinde en az yüzde 9’luk bir düşüş öngörerek, 2020 yılı için programlarını gözden geçirmeye başlamışladır. Gelişmekte olan ülkelerdeki şirketlerin gelirlerinin azalma seviyesi yüzde 16’ya kadar çıkabilecek. Otomotiv sanayinin zararı yüzde 44, havacılık sanayı %42, enerji /13 oranında zarara uğrayacak ve küçülecekler. İşsizlerin birçoğununun krizden sonra işe dönmelerine rağmen normal duruma dönmek için geniş ve acı değişikler yapılacaktır. Bu bilgiler ışığında korumacı eğilimler artış gösterecek.

Koron krizi uzun vadeli sonuçlar da doğuracak. Virüsünün kontrol altına alınmaından sonraki geniş ekonomik ve sosyal yapı değişimlerinden sonra kriz yönetiminde daha az başarılı olan ülkelerin siyasi yapıları değişimlere tanıklık edecektir.

Kara Veba olarak bilinen hastalığının 1347 yılında 50 milyon kişinin yaşamını yitirmesine sebep olarak kilisenin zayıflamasına ve Rönesan’ın ortaya çıkmasına zemin hazırladığı gini, korona da insan topluluklarında yeni davranış ve inançların doğmasına vesile olabilecek.

Uluslararası Kriz Grubu İran Projesi Müdürü Ali Vaiz:

Bence korona hastalığının dünya genelinde hızlıca yaygınlaşması, sevsek de sevmesek de küreselleşmenin inkar edilemez ve değişitirilemez bir gerçek olduğunu gözler önüne serdi. Ancak küresel liderlikte büyük boşluklar görülmekte ve BMGK’daki çıkmaz, DSÖ’nün zaafı veya İMF’nin siyasileştirildiği gibi uluslararası düzenin yapısal sorunlarının ortadan kaldırılması zorunluluğu şiddetle hissedilmektedir. Ayrıca bu hastalık, popülizme son noktayı koyacak, zira uzmanların değerini bir kez daha tüm insanlara gösterdi.

İran’ın BM Temsilciliği Sözcüsü Alirıza Miryusifi:

Uluslararası düzenin korona sonrası dönemdeki etki ve biçimi konusunda değerlendirmede bulunmak için henüz erken, çünkü hala krizin ortasındayız ve korona krizinin boyutu, miktarı ve etkilerinin ne seviyeye ulaşacağı kesin değildir. Çok değişken koşullardayız, ancak krizin önümüzdeki birkaç ay içinde büyük ölçüde önlenebileceğini ve ekonomik boyutlarının ortaya çıkacağını varsayarsak, kriz sonrası dönem için öngörülerimizi sıralayabiliriz.

Korona sonrası dönem için kaleme alınan makalelerinin büyük çoğunluğu, bu açıdan konuya odaklanmış ve şu gibi başıklara değinmişlerdir: ulusçuluğun güçlenmesi, liberalizmin zayıflaması, ABD’nin gücünün çöküşe geçmesinin hızlanması, yeni küresel kutuplaşma, Çin’in konumunun güçlenmesi, iflas etmiş ülke sayısının çoğalması, enerji ve petrol fiyatlarının düşük seviyede devam etmei, petrol üretici ülkelerin ağır ekonomik zararlara uğraması, uzaktan çalışma piyasasının önem kazanması, online alışverişlerin güçlenmesi vb.

1929 ve 2008 krizleri gibi büyük küresel ekonomik krizleri değerlendirdiğimizde, iktidar değişiminin hızlanması, 2020 mali krizinin en önemli sonuçlarından biri olabilecek diye söylemek mümkün. Korona virüsü sebebiyle bu süreç hem daha ileriye alınmış ve hem şiddetlenmiştir. Bu iktidar değişiminde esneklik, uyum gücü ve sosyal disiplin konusunda daha ileri düzeyde olan ülkeler kazançlı çıkacak. Bu ülkeler kriz sonucu uğradıkları zararlara rağmen, korona sonras dönemde yeni kutuplar oluşturabileceklerdir.

Cumhurbaşkanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi Dünya Araştırmaları Programı Müdürü Diyako Hüseyni:

Korona virüsünün dünya siyaseti üzerindeli etkilerini öngörmek için erken. Bu etkilenmenin derinliği, özellikle ekonomik yönden dünya güçleri sayılan ülkelerdeki krizin devam ettiği sürece göre değişecek. Bu hastalık şimdiye kadar dünya ekonomisine trilyonlarca zarar vermiş ancak durum daha da kötüleşebilir. Koronaya karşı küresel birlikten söz edilmesine karşın, dünya güçlerinin liyakat ve konumlarını belirlemek ve kanıtlamak için rekabet ettiklerini söylemek mümkün. Ayrıca gelişmiş ülkeler arasında korona aşısı ve tedavisini bulma yönünden de bir rekabet söz konusu ve bu da bu ülkelerin konumlarının belirlenmesine katkıda bulunabilir.

Bu küresel kriz, çelişkili eğilimleri güçlendirmektedir. Bir taraftan uluslararası iş birliği ve ülkeler arası dayanışma zorunluluğu dile gitirilirken, öte yandan daha fazla milliyetçilik, sınır kontrollri ve göçmen karşıtı politikalar da güçlenebilir. Ayrıca demokratik ve otoriter ülkelerin hastalığı yönetme konusunda performansı da bu sistemlerin geleceği açısından önem arz etmektedir. Şimdiye kadar liberal demokratik ülkeler olarak bilinen İtalya, İspanya ve ABD koronayı kontrol altına alma konusunda facia dolu performns sergilemişlerdir.

Georgetown Üniversitesi öğretim görevlisi Şirin Hunter:

Korona krizinin uluslararası siyaset düzeni üzerindeki etki ve sonuçlarının belirlenmesi zaman isteyecek. Bu sonuçlar, ülkelerin şimdiki davranışlarına bağlıdır. Ülkelerin bencil şekilde davranmaları durumunda çatlakların artacağına tanıklık edeceğiz. İtalya ve İspanya’ya diğer AB ülkelerinden yeterki seviyede yardım verilmemesi, AB’nin bir nebzde de olsa zayuflatmış ve eğer ülkeler kendi müttefiklerine güvenme açısından sarsırlamaları durumunda AB’nin temel mantığı çöker.

Şehit Beheşti Üniversitesi öğretim görevlisi Hüseyin Vale:

Korona salgınının sonuçları çok yönlüdür. Ekonomik olarak ülkelerin milli geliri ve üretiminin düşmesi, devetlerinin borçlarının artması ve enflasyonun ivme kazanmasına neden olacak. 6 aya kadar hastalığın kesin aşı veya tedavisinin üretilmemesi durumunda sanayi ülkeleri dahil koronadan zarar görmüş ülkelerin ekonomik durumu kriza doğru sürüklenecektir.

Olgu küreseldir ancak ABD’de koronanın şiddetle yayılması ve önlenmesinin sıkıntıları nedeniyle hükümetin masrafları artarak borçlarına yenileri eklenecek. Bu da küresel sermaye dağıtımında dengelern değişmesine ve ABD borsalarının değerinin düşmesine paralel olarak Doğu’ya para akışının hızlanmasına neden olabilir.

Kültürel açıdan sosyal iletişimde yeni kalıplar ortaya çıkacak ve yeni değeler oluşturulacak. İşsizlik ve yoksulluktan korkmanın sonuçları, sonraki aşamalarda değişik sosyal tepkilerin ortaya çıkmasına ve devlet kavramının çehresinde değişime neden olacağa benziyor.

Güney Alabama Üniversitesi Siyaset Bilimi öğretim görevlisi Nadir İntisar:

Korona virüsünün salgına dönüşmesi, küresel ekonomi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurmuş ve dünya ekonomisinin değişime devam etme olasılığı yüksektir. Ancak uluslararası siyasi düzenin yapısında geniş değişiklerin ortaya çıkmasını beklememeliyiz. Trump hükümetinin bu hastalığa tepkisinden de görüleceği gibi ABD’nin bazılarının tasavvur ettiğinin tersine öyle büyük bir ülke olmadığı anlaşılmıştır.

İran’ın eski Amman Büyükelçisi Nüsretullah Tacik:

Koronanın uluslararası ilişkiler üzerindeki etkisi hakkında elit ve fikir adamları tarafından çeşitli düzeylerde görüşler ortaya atılmıştır. Bu görüşler ikiye ayrılır: nir kısmı genel olarak geleceğe karamsar bakıyor. Ancak ortaya atılan görüşler kesin değildir. Öte yandan diğer görüşler, uluslararası ortamın değişmeyeceğini öngörmektedir.

Korona virüsünün salgına dönüşmesi, küresel iletişimin büyüklüğünü kanıtlamakta ve ülkelerin uluslararası ortamı ada şeklinde yönetemeyeceğini belirtmektedir. Ortaya atılan fikirlerde ülkelerin milliyetçilik ve tek taraflılığa yöneleceği die getirilse de uluslararası ortamdki dinamik gelişmelere baktığımız zaman, koronanın tek taraflılıkla yönetilmeyeceğini görebiliyoruz.

yorumunuz

You are replying to: .
5 + 12 =