Japonya Başbakanı'nın Tahran ziyareti İran diplomasisinin işlev olduğunun bir göstergesi

Tahran, 8 Haziran, IRNA- Japonya Başbakanı Şinzo Abe'nin gelecek hafta Tahran'a yapacağı ziyaret, İran diplomasi mekanizmasının işlevselliğinin bariz bir göstergesi olarak algılanabilir. Japonya İran-ABD gerginliğinin azaltılması yönünde arabuluculuk açısından iyi bir oyuncu olarak rol oynayabilir.

Önümüzdeki haftayı 'İran Diplomasi Haftası' adlandırmak gerek. Öyle anlaşılıyor ki İran'ın ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesi sonrasında bu ülkenin maksimum baskı politikasına karşı yürüttüğü stratejik sabır politikası sonuç meyveye başlamıştır.

Bir taraftan Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in son aylarda ve haftalardaki diğer ülkelerin yetkilileri ile yaptığı görüşme ve buluşmaları, İran diplomasisine olağanüstü hareketlilik katmış ve öte yandan İran'ın nükleer anlaşma kapsamındaki bazı taahhütlerini uygulamayı durdurması, İran'ın fazla seçeneği olmadığını düşünen ABD'yi zor duruma sokmuştur. Bu çerçevde ABD Devlet Başkanı Donald Trump peş peşe İran'la müzakere talebini dile getirmek için hiçbir fırsatı kaçırmamış ve Tahran'a mesajını göndermek için deyim yerindeyse arabulucu ülkeler koalisyonunu devreye sokmuştur.

AB yetkilileri Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas'ı Tahran'a göndererek, geç de olsa çözüm peşindeler. Ancak bundan daha önemli diplomatik gezi, Japonya Başbakanı Şinzo Abe'nin Tahran ziyareti olduğu kesindir.

Japonya Başbakanı Abe'nin Tahran'a yapacağı ziyareti ve bunun ne tür etkileri olacağı konusunda İran eski Milli Güvenlik Yüksek Konsey Başkan Yardımcısı ve Princeton Üniversitesi öğretim görevlisi Hüseyin Müseviyan'la bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşinin metni şu şekildedir:

Japonya'dan bir başbakanı 40 yıl aradan sonra önümüzdeki hafta İran'ı ziyaret edecek. Ziyareti nasıl değerlendiriyorsunuz?

Japonya Başbakanı'nın Tahran ziyareti bizzat İran diplomasi mekanizmasının olumlu ve işlevsel olduğunu gözler önüne sermektedir. Japonya, İran'ın önemli ticaret ortaklarından ve dünyanın en büyük 5 ekonomisinden biridir.

Abe'nin Tahran ziyareti gündeminde, Tahran-Washington arasında gerginliğin düşürülmesi ve bir tür arabuluculuk yapma konusu var. Hangi nedenlerle Japonlar bu arabuluculuk görevini üstlenmek istiyor? Onlar bu rolü üstlenerek hangi amaçları güdüyorlar?

Japonya'nın ABD-İran arasında arabuluculuk yapmaktan niyeti, iyiye yönelik ve dünya toplumunun yararı doğrultusundadır. Dünya güçleri arasında ABD'nin en yakın müttefiki olarak bilinen Japonya, İran'la karşılıklı saygı, ortak çıkarlar, iç işlere karışmama ve yapıcı işbirliği çerçevesinde ilişkilere sahip olması bakımından bu misyonun uygulanması için iyi bir konumda bulunuyor.

Japonya dışında başka ülkeler de bu süre boyunca Tahran'ı ziyaret ederek, İran-ABD arasında arabuluculuk yapmaya çalışmalarına rağmen, istenen başarıyı yakalamadıkları gözükmektedir. Sizce Tokyo, Tahran-Washington arasında arabuluculuk rolünü yeteri kadar başarı ile yapabilir mi?

Farklı ülkelerin İran-ABD arasında arabuluculuk yapamaması iyiye işaret değildir, zira hasmane tavırların şiddetlenmesi anlamına gelmektedir. Japonya Başbakanı'nın da bu misyonu başaracağı hakkında garanti yoktur, çünkü İran müzakere için ABD'nin nükleer anlaşmaya geri dönmesini şart koşmuştur. Trump'ın ise nükleer anlaşmaya bir süs olarak geri dönmesi, siyasi intihar ve ülke içi ve dışında büyük bir skandal olacağından hayata geçme şansı yoktur.

Trump'ın Japonya Başbakanı'nın Tahran'ı ziyaret etmesini istemesinin arkasından hangi etkenler yatıyor?

Japonya Başbakanı'nın Trump'ın yeşil ışığı olmadan Tahran'ı ziyaret etmesini düşünmek mümkün değil. Bu ziyaret Trump'ın isteği üzerine değil, Japonya Başbakanı'nın önerisi olarak Trump'ın da onayını almıştır.

Trump'ın Tahran'la müzakere talebi, bu ülkenin maksimum baskı politikasının bir devamı olarak görülebilir mi?

Trump'ın İran'la müzakere talebini bir tür geri adım olarak görmek saflık olur. Trump ülk günden beri doğrudan ve önkoşulsuz müzakere isteğini dile getirmiş ve Tahran'ın bunu reddetmesi ile baskı ve yaptırımlarını artırmıştır, öyle ki Trump'ın maksimum baskı politikası, İran hükümeti üzerinde en büyük baskılar oluşturmuş ve 1979 İslam Devrimi'nden beri eşi benzeri görülmemiştir. ''Baskıyı şiddetlendirme' ve 'Müzakere önerisinin tekrarı', İran aleyhine ortaya atılan bir plan ve strateji niteliğini taşımaktadır.

Japonya Başbakanı arabuluculuk misyonunda hem Tahran ve hem Washington'u razı etmek için ne tür girişimde bulunabilir?

Japonya Başbakanı Abe'nin başarısı şu 7 faktöre bağlıdır:

1. İran her zaman karşılıklı saygı, iç işlere karışmama ve ulusal egemenlikle toprak bütünlüğüne saygı ilkeleri üzerinde durmuştur. Bu BM Antlaşması'nın da bir ilkesi olarak bu antlaşmaya bağlı ülkelerin ikili ilişkilere saygı duyması gereken bir konudur. Bu ilkelerin dünya toplumunun kabul gördüğü ilkeler olmasından dolayı ABD'nin de İran'la iyi ilişkilerinde dikkate alması gereken bir meseledir.

2. Çok boyutlu stratejilerin ikili stratejilere kıyasla daha yüksej şansı vardır. Örneğin Fars Körfezi güvenliği ve enerji ihracatı meselesi Japonya için hayati önem taşıyor. Japonya Başbakanı Fars Körfezi'ne kıyısı olan ülkelerin işbirliği içeren uzun bir listeyi ABD, İram, bölge ülkeleri, dünya güçleri ve BM Güvenlik Konseyi'ne sunabilir. Bu girişim BM Güvenlik Konseyi 598 sayılı kararı 8. bendi çerçevesinde olup İran-ABD gerginliğini düşürebilir, İran-Suudi Arabistan hasmane ilişkilerine son verebilir, savaş tehlikesini ortadan kaldırabilir ve Ortadoğu krizlerinin çözümüne yönelik bölgesel işbirliği yolunu düzleştirebilir. Ayrıca Çin, AB, Rusya ve Hindistan gibi diğer dünya güçleri tarafından sıcak karşılanır.

3. Trump'ın İran'la ilgili karar verme mekanizmasından savaş çığırtkanlığı yapan aşırı unsurları Beyaz Saray'dan uzaklaştırması gerekmektedir. Aksi takdirde bu unsurlar Trump'ın çabalarının önüne bir engel olarak kalmaya devam edecekler.

4. Trump'ın İsrail ve Suudi Arabistan ile BAE öncülüğündeki Arap cephesinin İran'la ilişkilere müdahalesini önlemesi ve onların Beyaz Saray kararlarında etkili olmasına izin vermemesi gerekiyor.

5. ABD, yaptırımları şiddetlendirme sürecine ve özellikle petrol ihracatı ile banka ilişkilerinde olmak üzere diğer ülkelerin İran'la ekonomik ilişkilerini engelleme politikasından vazgeçmesi ve müzakere sürecinin ilerlemesi ile nükleer anlaşmaya zamanla geri dönmesi gerekiyor.

6. Yukarıda belirtilen 5 unsurun gerçekleşmesi durumunda Tahran da ABD ile gerginliğin düşürülmesi ve barışçıl bir sürece girme hazırlığı bulunmalıdır.

7. Son çözüm yolunun hem Tahran ve hem Trump için kazan-kazan ve onur verici olması gerekmektedir, çünkü iki taraftan birinin sır teslimiyeti kabullenmesi uzak bir ihtimal gibi gözüküyor.

Twitter'da Takip Ediniz. @Irna_Turkish

9489

yorumunuz

You are replying to: .
7 + 10 =