Ruhani: Teröristler yer kürenin hiçbir yerinde kendilerini güvende hissetmemeliler

Ankara, 14 Şubat, IRNA- İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, teröristlerin yer kürenin hiçbir noktasında kendilerini güvende hissetmemeleri gerektiğini söyledi.

Rusya'nın Soçi kentindeki dördüncü Üçlü Zirve Toplantısı açılış toplantısında konuşan Ruhani, "Tüm terör gruplarının ortadan kaldırılması, diyaloğun genişletilmesi, siyasi ilişkilerin sağlanması, anayasanın yenilenmesiyle, topraklarından uzaklaşan Suriyelilerin ülkelerine dönmesini ele aldık. Terörün pençesinden kurtulan Suriye'nin yeniden özgür hale gelmesi, yabancı müdahale ve terör tehdidinden kurtulmuş Suriye'nin önemini görüştük, toprak bütünlüğünü vurguladık." dedi.

Suriye'nin kendi çocuklarının, ulusal haklarını kullanabilmesi ve kendi geleceklerine karar verebilmeleri gerektiğine işaret eden Ruhani, ateşkes için büyük çaba gösterdiklerini ve büyük ölçüde başarılı olduklarını farklı gruplar arasında diyaloğun kurulmasına katkıda bulunduklarını, bazı sınırlı bölgeler dışında istikrar ve barışın sağlandığını anlattı.

Krizin çözümü için, uluslararası hukuk çerçevesinde ellerinden gelen çabayı gösterdiklerine işaret eden Ruhani, "İnsani felaketle mücadele etmek için de elimizden geleni yapıyoruz. Ülkelerimiz arasındaki iş birliği bir yandan da Suriye'nin ulusal sınırları ve toprak bütünlüğünün korunmasına yardımcı olmuştur. Aynı şekilde Suriyeliler arasındaki diyalog kanallarının açılması faydalı olmuş. Silahların bir kenara bırakılmasına ve gruplar arasında barışın sağlanmasına vesile olmuştur." diye konuştu.

Ruhani, teröristlerin hiç bir şekilde barışta yeri olmadığına işaret ederek, "Teröristleri koruyanlar da bilsin ki hiçbir şekilde terörizmi kullanarak (Suriye'ye) yer altından müdahale edemeyeceklerini bilsinler. ABD maalesef Suriye'de ve Irak'ta terör gruplarını koruyor, terör yapılarını kullanarak amacına ulaşmaya çalışıyor." ifadelerini kullandı.

Ruhani, "ABD'nin Suriye'deki DEAŞ teröristlerini ülke içinde başka noktalara naklettiğini, bazılarını da Afganistan'a taşıdığını gösteren haberler var. Siyonist rejim (İsrail) de Suriye'deki terör örgütlerine destek oluyor. Siyonist rejimin Suriye'de başına buyruk hareketleri uluslararası güvenliği tehdit ediyor." diye konuştu.

Rusya ile Türkiye'nin geçen yıl İdlib konusunda anlaşma imzaladığını ve Tahran'ın da bunu desteklediğini belirten Ruhani, "Astana sürecinin aktörleri olarak Suriye'deki insani krizin önüne geçmek üzere bu anlaşmayı destekledik ancak bu anlaşmanın son gelişmeler ışığında uygulanması gerektiği ele alınmalıdır. 'El-Nusra' teröristleri, bu anlaşma imzalandığında bölgenin yüzde 40'ına sahipti. Şu anda (el-Nusra) sivillerin bölgesinden çıkmadı. Bilakis, İdlib'in yüzde 90'ını ele geçirdiler. El-Nusra teröristleri, adlarını değiştirerek ve sivillerin arasına gizlenerek kendilerini Suriye hükümetinin meşru hedefi olmaktan koruyamaz." ifadelerini kullandı.

Ruhani, ABD'nin Suriye'den çekilme kararını değerlendirerek, ABD birliklerinin, Suriye hükümetinin izni olmadan ve uluslararası hukuku çiğneyerek bu ülkeye girip toprak bütünlüğünü ve ulusal egemenliğini ihlal ettiğini belirterek, Suriye'den en kısa zamanda çekilmesi gerektiğini ve Fırat'ın kuzeyi ve doğusundaki bölgelerde Suriye hükümetinin kontrolünü artırması gerektiğini dile getirdi.

Ruhani, "Türkiye hükümetinin de endişeleri göz önünde bulundurulmalıdır. Bu endişeleri anlıyoruz ancak Suriye hükümeti ile iş birliğinin bu kaygıları gidermenin en sürdürülebilir yol olduğuna inanıyoruz. İran tarafından da desteklenen 1998 yılında Suriye ve Türkiye arasında imzalanan Adana Anlaşması, her iki tarafın endişelerini gidermeyi sağlayabilir. İran, geçmişte olduğu gibi Rusya ile Suriye ve Türkiye arasında ara buluculuk rolünü üstlenebilir. Suriye hükümetinin rızası olmadan atılacak her adımın ülkedeki krizi daha da karmaşık hale getireceğine inanıyoruz."

Suriye halkına ve hükümetine, ülkelerini yeniden inşa etmeleri için zemin hazırlanmasının önemine dikkati çeken Ruhani, "Suriye'nin şimdi yeniden inşa konusunda hepimize ihtiyacı var. Siyasi meseleleri ve savaş süresince gerçekleşmeyen hedefleri öne sürerek bu yeniden yapılandırma sürecini ertelemek, yalnızca krizin çözümünü uzatacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Twitter'da Takip Ediniz. @Irna_Turkish

2012