Zarif: Kimseyle savaş istemeyiz ama en güçlü şekilde kendimizi savunuruz

Tahran, 12 Şubat, IRNA- İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mohammad Cevad Zarif, İran İslam Cumhuriyetinin içeride ve dışarıda İzzet, Hikmet ve Meslahat ilkelerini dünya çapında izlediğini belirterek, İran’ın uluslararası irtibatlara açık olduğunu, hiçbir ülkeye tehdit oluşturmadığını, hç bir ülke ile savaşmak istemediğini fakat güçlü şekilde kendini savunduğunu söyledi.

İran’ın 40 yıllık dış politikasının incelendiği oturumda konuşan Zarif, halkın İran iktidar ve güvenliğinin esas temelleri olarak düşmanın baskılarını boşa çıkardıklarını belirterek, milli menfaatler ve güvenliğin söz konusu olduğu zamanlarda halkın yağmur ve kar demeden sokaklara gelerek dünya’nın önünde unutulmaz gösteri yaptıklarını söyledi.

Halkın tüm eksiklikle ve baskılara rağmen dayandığını ifade eden Zarif, ‘’Halk hükümet iktidarının temelidir ve bundan dolayı halkın hukukuna riayet etmek sadece ahlaki bir zorunluluk değildir, bir milli güvenlik gereklilidir.’’ Dedi.

‘’Biz halk olmadan hiç, halk ile her şeyiz’’ diyen Zarif, bunun İslam Cumhuriyetinin ilk kuralı olduğunu ve bağımsızlık, gelişme, güvenlik ve huzurun halka dayanarak sağlandığını söyledi.

İran Devriminin yönünün halk tarafından belirlendiğini ifade eden Zarif, halkın İmam Humeyni sa. Liderliğinde devrimini zafere ulaştırdığını söyledi.

8 yıllık zoraki savaşa değinen Zarif, savaş zamanında tüm güçlerin silahları ile Saddam’ın yanında yer aldığını belirtti.

İran güvenliğinin içeriden kaynaklandığını ifade eden Zarif, İran’ın sadece güvenlik alanında dış güçlere ihtiyacı olmadığını tüm baskılara rağmen ilerlemesinin de içeriden kaynaklandığını, işbirliği kapılarının kapandığı sürece İran halkının yok olmayacağını söyledi.

Batlı ülkelerinin İran ile ilgili tüm öngörülerinde yanılmalarını neden kabul etmeleri sorusunu soran Zarif, İran’ın her şeyini halkına borçlu olduğunu, baskıların artması ile halka dayanmasının daha da artacağını söyledi.

Zarif, ‘’Bizim imparatorluğumuzun ömrü dünyadaki birçok ülkenin toplam ömürlerinden daha fazladır. Buna rağmen biz işbirliği peşindeyiz. Biz karşılıklı saygıya dayalı ilişki peşindeyiz.’’ dedi.

Zarif, ‘’Bölgede sultacı güç kabullenmemiz, kendimizin sultacı güç olması peşinde olduğumuzdan değildi. Tarih bizim sultacı güç kabul etmediğimizi gösteriyor. Irak, Kuveyt’e saldırdığında saldırıyı kınayan ilk ülke bizdik, Türkiye’de darbe olduğunda tüm gece Türk hükümeti ile birlikte idik. Katar, Arabistan tarafından ablukaya alındığında hava sahamızı onlara açtık, Katar, Türkiye veya Kuveyt Şii miydi? Şii ekseni bu politikaların neresinde? ‘’ diye sordu.

Zarif, ‘’Bizim Rusya, Türkiye, Pakistan, Irak ve bazı Fars Körfezi ülkeleri ile olan ilişkilerimiz eşsizdir. Biz Arabistan ve BAE ile de bu ilişkileri istiyoruz. Biz bir istisna hariç dünya ile makul ilişkilerde bir sorunumuz yoktur.’’ dedi.

İran’ın bölgedeki nüfuzunun halk tarafını seçmesinden dolayı olduğunu ifade eden Zarif, ‘’Biz Irak, Lübnan ve Suriye halkına bir minnetimiz yoktur. Biz Irak, Suriye ve Lübnan direnişi ile iftihar ediyoruz. Biz Filistin direnişi ile iftihar ediyoruz. Biz Filistin için baskı altında olduğumuzla onur duyuyoruz. Netanyaho ile ittifak kurarak, hükümdarlık elde etmek isteyenler temelsiz ev yapmaktadırlar. ‘’ ifadesini kullandı.

Twitter'da Takip Ediniz. @Irna_Turkish

2012