Ruhani: 8 yıllık kutsal savunma tarihi geleceğimizin yoludur

Tahran, 22 Eylül, IRNA- İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, kutsal Savunma yıllarında, Saddam’ın tüm saldırganlığı ve cinayetlerine rağmen dünya’da hiç bir güç ve uluslararası kurumun bu saldırılar karşısında direnmediğini belirterek, bunun İran için önemli bir ders olduğunu ve kutsal savunmanın 8 yıllık tarihinin geçmişe ait tarih olmadığını ders alınması ve geleceğin yolu olduğunu söyledi.

Kutsal Savunma haftası dolayısıyla Tahran’da düzenlenen askeri geçit töreninde bir konuşma yapan Ruhani, ‘’Savaş’ın başlaması İran tarafından olmadı. İran bir ülkeye saldırmadı ve hiçbir ülkeye saldırı niyetinde değildi’’ dedi.

İran Devriminin ilk dününden mesajının barış, kardeşlik, dostluk, iyi komşuluk olduğunu ifade eden Ruhani, diğerlerinin İran’a saldırdığını ve İran’ın da milletinin hukukunu, haysiyetini ve bütünlüğünü savunduğunu ifade etti.

Kutsal savunma büyüklüğünün gelecek yüzyıllarda da kalıcı olacağını ifade eden Ruhani, İran’a tahmil edilen savaşın normal bir savaş olmadığını ve Irak saldırganlarının İran’ın halkını ve kentlerini hedef aldığını ve Saddam’ın İran kentlerindeki direnişten rahatsızlık duyduğundan bu şehirleri füzelerle hedef almaya başladığını söyledi.

Savaşta Irak’ın tüm uluslararası kurallara rağmen İran aleyhine kimyasal silah kullandığını ifade eden Ruhani, Irak’ın tüm uluslararası kurallara rağmen İranlı esirlere işkenceler uyguladığını belirterek, tüm işlenen cinayetlere rağmen hiç bir ülkenin ve uluslararası kuruluşun saldırgan karşısında durmadığını ve bununda İran için önemli bir ders olduğunu söyledi.

8 yıllık kutsal savunmanın İran’a öğrettiğinin birlik içinde fedakarlığa hazır olması, kendi ayakları üstünde durması, İslam İnkilabi Rehberinin direktiflerine hazır olması olduğunu belirten Ruhani, ‘’Birlik içinde, bir birimize ve yetkililere güvenmeliyiz ve yenilik, iman, fedakarlık ile nihai zaferin bizim olacağını bilmeliyiz’’ dedi.

Kutsal savunmanın Irak’ın o zamanki lideri Saddam’ın Elcezire anlaşmasının kameralar önünde yırtması ile başladığını ifade eden Ruhani, ‘’Bugün ve o olaydan 38 yıl sonra bunun benzeri yeniden tekrarlanmıştır. Diğer devletleri müzakere masasına oturmaya teşvik eden bir devlet, bir tek cümle için bizim müzakere heyetimizi 17 gün müzakere masasında tutan aynı devlet ve 12 sene İran milletine baskı uygulayan ve daha sonra İran diplomatlarının mantığı karşısında boyun eğen o devlet, tüm bölge ve dünya yararına olan imzaladığı anlaşmayı, BM ve Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan anlaşmayı ayaklar altına alarak, imzaladığı anlaşmadan çıktığını açıkladı’’ dedi.

Saddam’ın Elcezire anlaşmasından çıkmasının esas hedefinin İslam Devrimi ve İslami Düzeni ortadan kaldırmak olduğunu ifade eden Ruhani, Trump’ın da nükleer anlaşmadan çekilmesinin esas hedefinin devrim ve İran’a darbe indirmek olduğunu söyledi.

Saddam’ın 8 sene savaş ve kendisinin, bölgesel ve uluslararası destekçilerine rağmen hedeflerine ulaşmadığını ve yırttığı anlaşmanın hala ayakta olduğunu ve İran’a darbe indiremediğini ifade eden Ruhani, ‘’Zaman geçtikçe İran milleti daha güçlendi, İran silahlı kuvvetlerinin azmi arttı ve 8 yılın sonunda askeri, ahlaki ve siyasi zaferin İran’ın oldu’’ dedi.

Saddam’ın yaşadıklarını Trump’ın da yaşayacağını ifade eden Ruhani, bugün de İran’ın savaşı başlatan taraf olmadığını son iki yılda İran’ı Kapsamlı Ortak Eylem Planından (KOEP) çıkmaya tahrik etmek için birçok komplo düzenlendiğini ifade eden Ruhani, zira bu durumda tüm siyasi ve hukuki sorumluluğun İran’a ait olabileceğini belirterek, İran’ın metanet, istikrar ve direnişinin bu komplonun ortadan kalkmasına sebep olduğunu belirtti.

Ruhani, ‘’Trump, KOEP’ten çıkmakla bizin de anında çıkacağımızı ve bu durumda İran dosyasını BM Güvenlik Konseyine götürebileceğini düşünüyordu fakat bunda başarılı olması’’ dedi.

Trump’ın 3. Aşamada müttefiklerini yanında toplamayı hedeflediğini ve AB’nin de KOEP’ten ayrılmasını istediğini fakat bir iki ülke hariç diğer ülkelerin ABD yanında yer almadığını ve herkesin bu politikaya karşı geldiğini söyledi.

Amerika’nın İran aleyhinde ekonomik ve psikolojik savaş başladığını fakat bu savaşın süresinin Irak savaşından daha kısa olacağını zira İran’ın tecrübesinin daha fazla olduğunu ve düşman’ın da her zamandan daha zayıf olduğunu belirten Ruhani, ‘’O gün doğu ve batı, Saddam’ın arkasındaydı bugün ise doğu ve batı bizim yanımızdadır ve biz o tecrübelerle Trump karşısında zafer kazanacağız’’ dedi.

Amerika’nın İran’ın savunma silahlarını bırakmasını, füzelerini bir kenara bırakmasını ve kendi deyişleri ile bölgeye karışmamasını istediğini ifade eden Ruhani, ‘’İran savunma silahlarını bırakmayacaktır. Savunma üstünlüğünü azaltmayacak ve her gün arttıracaktır, Bugün füzeler bizim en etkili silahlarımızdır ve onların kıymetini daha çok biliyoruz’’ dedi.

Amerika’nın İran’ın bölgede olmasını istemediğini ifade eden Ruhani, ‘’Sizin binlerce kilometre uzaktan gelip bölgemizde ne işiniz vardır? Biz her zaman Fars Körfezi, Umman Denizi ve Bab Ül Mendeb’in koruyucusu olduk, bugün bizim gemilerimiz bu bölgeyi korumaktadır, bunu rakamlar ve diğer ülkelerin ticari gemileri söylemektedir. Büyük İran milleti Suriye, Lübnan, Irak ve Yemen halkının kalplerinde yer etmiştir. Siz nerdesiniz? Yemen halkını bombalaması için iki ülkeye silah verdiniz ve Yemen halkını açlığa mahkum ettiniz’’ dedi.

Ruhani, ‘’Bölgenin etkili ve büyük ülkesi olan İran, mazlum milletlere saldırılar karşısında dudmayacaktır, bizim yol göstericimiz İmam Hüseyin asi. Ve onun felsefesidir, Aşımız ise Kerbela, Aşura ve Aşura kültürüdür’ dedi.

Twitter'da Takip Ediniz. @Irna_Turkish

2012