7 Eylül 2018 - 19:02
News Code 3646232
0 Persons
Ruhani: Demokrasinin yolu silahların namlusundan geçmiyor

Tahran, 07 Eylül, IRNA- İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, demokrasinin yolunun silah namlusunda geçmediğini belirterek, uluslararası camianın Suriyeli avarelerin geri dönmesini gündemine alması gerektiğini ve İran’ın bu hususta yapıcı rol ifa etmeye hazır olduğunu söyledi.

Suriye’deki son durumu incelemek üzere toplanan İran, Rusya, Türkiye Liderler zirvesinde konuşan Ruhani, terörizmle mücadelenin tüm yasa dışı terörist grupların yok olmasına kadar sürmesi gerektiğini belirterek, Amerika’nın Suriye’deki yasa dışı varlığının o ülkedeki istikrarsızlığın devamına sebep olduğunu ve anında son bulması gerektiğini söyledi.

Ruhani, İdlib'deki durumun hassasiyetini vurgulayarak bölgede Nusra ve DEAŞ gibi terör örgütü mensupları bulunduğunu belirtti ve terör eylemlerinin halka zarar verdiğini ifade ederek, "Bölgede teröristleri yok etmeliyiz. İdlib'de sivillerin zarar görmemesi için tedbir almalıyız. Toplantıdaki konuşmalarımızda bu konuda anlaştık. Teröristleri silahlarını bırakmaları ve eylemlerini sona erdirmeleri için teşvik etmeliyiz’’ dedi.

Ruhani, Suriye sorununun çözümü için siyasi sürecin ve yeni anayasanın yazılmasının önemli olduğunu, Suriyeli avarelerin dönmesi keden kaçan Suriyelilerin dönmesi, tutukluların takası ve Suriye'nin yeniden inşasına vurgu yaptıklarını söyledi.

İran’ın Suriye’nın yasal hükümetinin isteği ve terörizmle mücadele için o ülkede bulunduğunu ve bulunmasının da bu temelde olacağını ifade eden Ruhani, ‘’Bu var olma ne geçmişte, ne gelecekte kendi görüşünü tahmil için olmamıştır ve olmayacaktır ve biz dost Suriye milletinin iradesini destekleyeceğiz’’ dedi.

Terörizmle mücadele’nin ortak uluslararası bir istek olduğunu ifade eden Ruhani, ‘’Bu mücadele başka bir devlet ve milletin sınırları dahilinde olduğunda bunun yapılması sadece o ülkenin isteği ve açık ve şeffaf onayı ile olmalı. Biz bazı bölge ülkelerin terörizm ve ayrılıkçılık kaygılarını anlıyoruz fakat bu kaygıların giderilmesi için en etkili yol bize göre Suriye yasal hükümeti ile işbirliğidir ve biz direkt müdahale gibi diğer yöntemleri Suriye krizinin derinleşmesine sebep olabileceğini düşünüyoruz’’ dedi.

Ruhani, Suriye krizinin karmaşıklığı dikkate alındığında İran, Rusya ve Türkiye'nin, ortak çalışma kapsamında Suriye'nin toprak bütünlüğü, ulusal egemenliği ve Suriye halkının ülkelerinin kaderini tayin etme hakkına saygı göstererek savaştaki tansiyonu düşürme noktasındaki başarısının çok önemli olduğunu ifade etti.

Ruhani, Suriye ile tüm siyasi müzakerelerde o ülke egemenliği ve toprak bütünlüğünün vurgulanması gerektiğini belirterek, uluslararası camianın Siyonist rejimin Suriye topraklarını işgal politikasına karşı gelmesini istedi.

Ruhani, 7 yılda Suriye halkının çok zarar gördüğünü, yakın gelecekte ülkede barışın sağlanacağına inandığını ve bu yönde üç ülke arasındaki işbirliğinin devamının gerekliliğine vurgu yaparak, "Bu süreç yolun sonuna kadar, yani Suriye'de demokrasinin sağlanacağı zamana kadar, mültecilerin döneceği ve barış ile istikrarın tam olarak sağlanmasına kadar devam ettirilmelidir. Gelecek zirve, Rusya'da yapılacak. Üç ülkenin onayladığı bildiri, açık şekilde bizim yolumuzu belirliyor. Suriye'de barış ve istikrarın sağlanması için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

Ruhani, "Suriye krizinin sona ermesi için Astana Süreci kapsamında çaba gösteren tüm taraflara gururla bildirmek istiyorum. Ortak çabalarımız sayesinde Suriye'deki savaş ateşinin sonuna yaklaşmış bulunuyoruz. Suriye'deki teröristlerin faaliyetlerinin durdurulması, bölge ve dünya için devamlı bir tehlike oluşturmalarının da kontrol altında olmasını sağlamıştır. Suriye halkının yapıcı ulusal müzakere için de uygun zemin oluşmuştur" dedi.

Ruhani, "Suriye'deki barış ve istikrarın tesisi için İdlib'de terörizmle mücadele kaçınılmaz bir görevdir. Ancak İdlib'de teröristlere karşı mücadele sivillere zarar vermemelidir ve yakıp, yıkıcı olmamalıdır. Biz barış için çabalıyoruz, terörist grupların ve terörist rejimlerin yürüttüğü savaş için savaş yanlış bir yöntemdir. Suriye ve diğer bölgelerdeki hedefimiz barıştır. Fakat kalıcı bir barış için terörizmle mücadeleden başka bir seçeneğimiz yok. Hiçbir terörle mücadele planı, o olayın köküne inmeden netice veremez" dedi.

Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve bağımsızlığına saygı duyulmasını diğer yandan başta İdlib olmak üzere tüm Suriye'de terörizme karşı mücadelenin devam etmesi gerektiğini ifade eden Ruhani, "Suriye'nin yeniden yapılmasına yardım etmek de uluslararası toplumun gündeminde olmalıdır. İran bu anlamda yapıcı rolünü yerine getirmeye hazırdır. ABD'nin kanunsuz müdahalesi, orada bulunması ve siyonist devleti koruması Suriye'de yapıcı bir rol oynamaz. ABD'nin müdahalesi uluslararası hiçbir sözleşmeye uygun değildir. Suriye'deki barışçıl arayışları da sekteye uğratmaktadır." dedi.

Suriye krizinde Astana Süreci ile "uzun ve zorlu bir yol katettiklerini" belirten Ruhani, "Geçmişteki acı ve tatlı tecrübeleri göz önünde bulundurduğumuzda bu krizi sona erdirmek için az bir yolumuz kaldı. Suriye'de her türlü dış müdahaleye karşı çıkılmalıdır. Libya'daki acı tecrübeler dış müdahalelerin yol açtığı krizleri anlamamız için yeterlidir. Özgürlük halkın bir arzusudur ancak her türlü askeri müdahale yanlıştır." açıklamasında bulundu.

Yüz binlerce Suriyelinin bölge ülkelerine göç etmesinin olumsuz sonuçlar doğurduğunun ve Suriyelilerin ülkelerine dönmesi için uygun zemin oluşturulması gerektiğinin altını çizen Ruhani, "Uluslararası camia Suriye'nin yeniden imarı için yardımcı olmalıdır. Üç ülkenin Suriye'deki sorunların çözümü için ortaya koyduğu çabaya müteşekkirim. Kalıcı bir barışa ulaşana ve Suriye krizinin çözümüne kadar iş birliği yapılması zaruridir. Suriye krizinin sona ermesi için yapılacak tüm müzakerelerde Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı gösterilmelidir. Suriye'de özellikle de İdlib'de terörizmin sona ermesi için mücadele devam etmelidir. Uluslararası kamuoyu siyonist rejimin Suriye'de devlet ve halka yönelik işgalini ve saldırılarını sona erdirmekle görevlidir" diye konuştu.

Twitter'da Takip Ediniz. @Irna_Turkish

2012