Ruhani: Suriye’nin geleceği ile ilgili hiçbir ülkenin karar verme hakkı yoktur

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, hiç bir ülkenin Suriye’nin geleceği ile ilgili karar verme hakkı olmadığını belirterek, Suriye’nin toprak bütünlüğü, egemenliği, birlik ve bağımsızlığının herkes tarafından dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Ankara’da düzenlenen İran, Türkiye ve Rusya liderlerinin Suriye konulu zirvesi sonunda düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan Ruhani, ‘’Bölge için büyük kutlama günü, Suriye’de savaşın bittiği, teröristlerin bölgeden çıktığı, Suriye kapılarının ülke vatandaşlarına açıldığı ve serbest bir seçimle Suriye halkının kendi geleceği ve kaderini belirleyeceği gün olacaktır’’ dedi.

Bölgenin son senelerde büyük ve çok önemli bir sorun olan terörizmle karşılaştığını ifad eden Ruhani, bu teröristlerin bazı ülkeler tarafından eğitildiğini, finansal kaynak sağlandığını ve modern silahların temin edildiğini kaydetti.

Dünyanın bazı büyük güçleri ve onların başında Amerika’nın uzun yıllar için IŞİD ve El Nüsra gibi terörist grupları bölgedeki hedefleri doğrultusunda kullanmak istediklerini ifade eden Ruhani, Suriye ve Irak gibi büyük halkların, dost ülke ve milletlerin yardımıyla bu büyük komployu yıktığını belirtri.

Ruhani, "Bu teröristler Suriye halkına ait petrolü satabiliyor, Suriye halkına ait tarihi eserleri götürüp pazarlarda satabilen teröristler. Bazı büyük dünya güçleri ve Amerika gibi,IŞİD ve El Nusra gibi terör örgütlerinin bizim bölgemizde uzun yıllar aracı olarak kalsın ve değerlendirilsin istiyorlar." dedi.

Ruhani, terörizmle mücadele doğrultusunda yaklaşık 15 ay önce Astana'da bir toplantının yapıldığını ve bu süreçte Suriye'de ateşkesin sağlandığını ve böylelikle Suriye'de 4 bölgede krizin azalmasının sağlandığını ifade etti.

Ruhani, Rusya, İran ve Türkiye'nin burada temel rol oynadığını anlatarak, uzmanlar ve bakanlar seviyesinde toplantıların yapıldığını hatırlattı.

İlk toplantının geçen yıl Rusya'nın Soçi kentinde yapıldığını, daha sonra muhalifler ve Suriye hükümeti temsilcilerinin de katıldığı Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'nin düzenlediğini hatırlatan Ruhani, "Bu da gerçekten umut verici bir süreçti ve bu süreci devam ettirmemiz lazım." dedi.

Ruhani, süreç içinde çeşitli acı ve umut verici gelişmelerin yaşandığını belirterek, "Ben bugün Suriye halkının umudunun düne nazaran bugün daha çok olduğunu, barışa kavuşma ümitlerinin daha çok olduğunu görmekten çok memnunum. Suriyeli mülteciler de bugün geçmişe nazaran evlerine dönmek için daha çok umutlular." ifadelerini kullandı.

Ruhani, Ankara’da düzenlenen üçlü zirveden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Benim için bugünkü en mutlu anlar, üç ülkenin Suriye'deki mazlum halka yardım ve yaralıları kurtarmak için mutabık kaldığı an oldu. Her üç ülke de geçmişe nazaran bu konudaki yardımları daha da geliştirmek istiyor. Ben istiyorum ki pratikte de öyle davranalım ki Suriye'nin mazlum halkı ve özellikle yaralı olanlara, tedaviye ihtiyacı olanlara daha çok yardım edelim" diye konuştu.

Suriye sorununun askeri çözüm yolu olmadığını ve siyasi yollarla çözüleceğini belirten Ruhani, hep birlikte Suriye'deki savaşın durması için yardımcı olunması ve barışçıl çözüm yolunun takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Suriye’deki insani durumun esef verici olduğunu ve herkesin insanların hayatlarında huzur hissetmesi için yardımcı olması gerektiğini belirterek, terörizmle mücadelenin devam etmesi ve kalan teröristlerin de Suriiye’den kovulması gerektiğini ve Suriye halkının bir an önce evine geri dönmesi için yardımcı olunması gerektiğini belirtti.

Terörizmle mücadele edilmesinin elzem olduğunun altını çizen Ruhani, "Suriye halkı, seçime katılarak, anayasa reformu isteyerek ve özgür bir seçime katılarak kendi geleceklerine karar verebilirler" diye konuştu.

Ruhani, Türkiye, Rusya ve İran'ın iş birliğini sabote etmeye çalışanlara karşı bu üç ülkenin sergileyeceği tutumun sorulması üzerine, bugüne kadar Amerikalı ve İsraillilerin başarılı olamadıklarını, Şam yönetimini yıkmak ve güvensizlik yaratmak istediklerini söyledi.

Bu ülkelerin kendi menfaatlerini güttüklerini fakat başarılı olamadıklarını ifade eden Ruhani, "Bölgemizin haritası hiçbir şekilde değişmemeli" dedi.

Ruhani, yakın zamanda Suriye'nin ve bölgenin güvenliğinin sağlandığını görmek istediklerini belirterek, üç ülkenin de öncelikli hedefinin barış ve güvenliğin sağlanması olduğunu yineledi.

ABD'li yetkililerin Suriye'den çıkacakları yönünde yaptığı açıklamalarının hatırlatılması üzerine Ruhani, "ABD'liler her gün bir şey söylüyor. Mevcut Amerikan hükümetinin ne sözlerine ne de vaatlerine güvenebiliriz." dedi.

ABD Başkanı Trump'ın, Suriye'de kalmak için Arap ülkelerinden para istediğini belirten Ruhani, "Bu şu anlama geliyor: Suriye'de kalacaklar ve Arap ülkelerinden de istedikleri parayı alacaklar." diye konuştu.

Ruhani ayrıca, zor durumda olan Suriyeli mültecileri desteklemenin insani bir durum olduğunu kaydetti. Başta Türkiye olmak üzere Suriyeli mültecilere yardım eden tüm ülkelere teşekkür eden Ruhani, ülkesinin yaklaşık 39 yıldır 3 milyon Afgan mülteciyi ağırladığını hatırlattı.

Ruhani, sığınmacılara yardım sözü veren Avrupalıların da verdikleri sözü yerine getirmesi gerektiğinin altını çizdi.

Twitter'da Takip Ediniz.

@Irna_Turkish