Ruhani: Silahımız, ülkemiz ve bölge milletlerini büyük güçler ve terörizm tecavüzleri karşısında savunmak içindir

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, günümüz dünyasında bir milletin kendini savunma için silah yapması durumunda müstekbirler ve onların propaganda ithamlarına maruz kaldığını belirterek, ‘’Bizim silahımız her zaman ülkemizi ve bölge ülkelerini büyük güçler ve terörizm karşısında savunmak içindir’’ dedi.

Kutsal Savunma haftası başlangıcı ve İran Silahlı Kuvvetleri askeri geçit töreninde bir konuşma yapan Ruhani, 8 yıllık savaş döneminde İran halkının örnek aldığı en büyük hamasetin Aşura olduğunu ve İran halkının vahşi bir tecavüz karşısında Aşura kültürü ile şerefi, toprak bütünlüğü ve izzetini savunduğunu söyledi.

Aşura kültürünün İran’ı diktatörlük rejimi ve onların destekçileri karşısında zafere ulaştırıp onlara bağımsızlık, hürriyet ve İslam Cumhuriyetini armağan getirdiğini belirterek, İslam İnkılabı öncesi İran’ın girdiği savaşların sonucunun sevindirici olmadığını, tamamının gurur ve hamaset ve zafer ve sonucunun da onur kaynağı olan tek savaşın kutsal savunma savaşı olduğunu söyledi.

Kutsal savunma döneminde mütecavizlerin tüm dünya düçleri karşısından desteklendiğini belirten Ruhani, halkın tek başına Allah’a dayanarak geleceğe zafer umuduyla bakarak, fedakarlık ve isarla büyük hamasetler yarattığını söyledi.

Ruhani, ‘’Bizim Silahlı Kuvvetlerimiz ve savunma gücümüz her zaman barışın ve ülkenin izzetinin pekiştirilmesi için var olmuşlardır. Bizim askeri gücümüz hiçbir zaman başka bir ülkeye tecavüz için var olmamıştır’’ dedi.

Ruhani, ‘’İran halkını yanlış ifadelerle hitap edenlere bölge halkının zor zamanlarında bölgede kim evlerinden olanları misafir etti? İran milleti yıllarca mazlum Afgan halkına ev sahipliği yaptı. Siz Afganistan’a saldırdığınız zaman İran halkı onlara sahip çıkmadı mı? Siz Irak’ı yaktığınızda İran halkı onlara kucak açmadı mı? Siz para ve silahlarınızla terörist gurupları yaratıp onları Afganistan, Irak ve Suriye’de halkın üstüne saldınız ve masum halkı kurban ettiniz. Hangi ülke mazlum Irak, Suriye halkı ve devletlerinin yardım isteklerine cevap verdi? Hangi ülke Şam ve Irak’ı teröristlerin eline düşmekten kurtardı ve bölgede istikrar yarattı? ‘’ diye sordu.

İran milletinin her zaman mazlumları savunduğunu ifade eden Ruhani, ‘’Karanlık yolunda olanlarla her zaman mazlumları destekleyenler kıyaslanabilirler mi?’’ dedi.

BM Genel Kurulu için New York seyahatine değinen Ruhani, ‘’ABD ve Siyonist rejim sesinin tüm dünya’ya karşın farklı çıktığını gördüm. Tüm dünya bu sene nükleer anlaşmayı destekleyip barışı benimsedi ve uluslararası ve bölgesel bir sorunun müzakere ve mantık yoluyla çözümünü övdü. Barıştan kaygılı olan sadece iki kişiydi. Bu iki kişi hassas Ortadoğu bölgesinde güvenliğin oluşmasından kaygılıydı. Bu Washington ve Tel Aviv hakimlerinin dünya kamuoyu karşısındaki sınavıydı’’ dedi.

Büyük İran halkının her zaman tüm bölge ve dünya’da barış ve istikrar peşinde olduğunu ifade eden Ruhani, ‘’İran milleti her zaman mazlumları savunmuştur. Siz isteseniz de istemeseniz de biz mazlum Yemen, Suriye ve Filistin halkını savunacağız. İsteseniz de istemeseniz de gerekli gördüğümüz kadarı ile önleyici gücümüzü arttıracağız. Sadece füzelerimizi takviye etmeyeceğiz, kara, hava, deniz kuvvetlerimizi de güçlendireceğiz’’ dedi.

Ülkemizi savunmak için kimsede izin almayacağız diyen Ruhani, ‘’ Biz birisi birimle bağladığı anlaşmaya bağlı kaldığı sürece anlaşmamız, ahdimiz ve sözümüze sadık kalacağız ve ona saygı duyacağız’’ dedi.

Ruhani, ‘’Büyük İran milleti birlik, beraberlik içinde İslam İnkılabı Rehberini emirleri ile izzet yolunda hareket ettiği sürece hiçbir gücün bize direniş ve hak yolundan geri çeviremeyeceğine inanıyoruz ve Allah’ın inayetleri ile tüm alanlarda nihai zafer bizimle olacaktır’’ dedi.

Twitter'da Takip Ediniz.

@Irna_Turkish