Ruhani: İran, halkın iradesi ve demokrasi ile yönetilmektedir

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İran’ın halkın iradesi ve demokrasi ile idare edildiğini söyledi.

New York’ta BM Genel Kurul çalışmalarına katılmak için bulunan Ruhani, bazı ABD Dış Politika uzmanları ile yaptığı görüşmede bu konuyu dile getirdi.

İran halkın Mayıs ayında Cumhurbaşkanlığı seçimine yüzde 73 katılımla iştirak ettiğini ifade eden Ruhani, ‘’İran halkı dünya’ya İran’ın halkın iradesi ve demokrasi ile idare edildiğini gösterdi. Halk seçimlerde görüşlerini açık şekilde dile getirdi’’ dedi.

İran halkının dünya ülkeleri ile iyi ilişkileri ve yapıcı işbirliği ile ülkelerini ilerletmek istediğini ifade eden Ruhani, ‘’Bizim halkımızın en önemli hedefi ülkenin ilerlemesi ve refah düzeyini arttırmaktır ve seçimlerde verilen en büyük vaad fakirlikle mücadele, ekonomik gelişme ve dünya ile yapıcı ve geniş işbirliği idi’’ diye konuştu.

‘’Biz geçen 4 yıl zarfında dünya ve bölge sorunlarını müzakere ile çözmek istediğimiz hususunu ispatladık. Bugün de eğer bizim bölgemizde ve diğer bölgelerde sorunlar varsa onların çözüm yolu tehdit, savaş ve ambargo değildir. Çözüm yolu demokrasi, halkın görüşleri, müzakere masası, görüşlerin paylaşımı, mantık ve bir çözüme ulaşmaktır’’ dedi.

Ruhani, ‘’Bizim bölgemiz sorunların zor ve güç kullanarak kendi yararları için çözmek isteyenlerin hiçbir yerde başarılı olmadıklarına şahittir. Onlar ne Afganistan’da ne Irak’ta, ne Suriye’de, ne Yemen’de ne de Libya’da başarılı olamadılar. Bunlar bize sorunların çözümünde önce sorunu tanımamızı daha sonra iyi çözüm yolu bulmamızı göstermektedir’’ dedi.

Ruhani, ‘’Biz her zaman bölge ülkelerine bizden direkt yardım istediklerinde yardım etmek istemişizdir ve bundan dolayı Irak ve Suriye’ye yardım ettik, bundan dolayı terörizmle mücadele eden bölge ülkelerine uyardım ettik’’ diye konuştu.

Bugün Suriye ve Irak’ta sorunların daha az olduğunun sevindirici olduğunu ifade eden Ruhani, buna rağmen terörizmin bölge ve dünya’da çözümü için henüz uzun bir yol kaldığını söyledi.

Ruhani, ‘’Bize göre anlaşma sahipleri mantık ve müzakere ile elde ettikleri anlaşmaları korumazlarsa ve ahde vefasızlık ederlerse bunun anlamı kimsenin diplomasi ve müzakereye itimat etmemeli’’ olmalı.

Ruhani, ‘’Ülkeler aylarca yan yana bir anlaşma için satır satır ve kelime kelime günlerce ve aylarca müzakere edip ve anlaşmaya varıyorlarsa ve bu anlaşma BM Güvenlik Konseyinin onayından geçiyorsa bunun anlamı müzakerelerde olan tüm o ülkelerin taahhüdüne bağlı kalmalarıdır’’ dedi.

Ruhani KOEP ile ilgili olarak, ‘’KOEP, ABD yıllarca baskı ve ambargoları deneyip başarılı olmadığını gördükten sonra elde edildi. ABD ambargolarla başarılı olmadıktan sonra görüşme yolunu seçti. Müzakereler tarafların anlaşmaya varması için aylarca sürdü. Bu anlaşma bugün uygulanmakta ve İran taahhütlerini yüzde yüz uygulamıştır ve bu konu Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) raporları ile ispatlıdır’’ dedi.

UAEK’nin raporlarında defalarca İran’ın tüm taahhütlerini yerine getirdiğini ifade eden Ruhani, ‘’Eğer uluslararası anlaşmalar bir kişinin hoşuna gitmesi ile çiğnenirse o zaman dünyada taş üstünde taş kalmaz. Kimse diplomasiyi sorunların çözüm yolu olarak görmez ve bunun anlamı dünya’yı kargaşaya, zorbalığa ve askeri güce davet etmektir’’ dedi.

KOEP’te tüm tarafların taahhütlerini çiğnememeleri temennisinde bulunan Ruhani, ‘’ABD, KOEP’ten çekilirse İran’ın ne yapacağını zamanı geldiğinde bunları açıklayacağız. Bu hususta çeşitli yollar vardır, bunlar ülke içinde tartışılmış ve bazı konularda kararlar alınmıştır. Bizim önümüzde çözüm yolları vardır ve hiçbir şeyden kaygı değiliz. Biz her zaman halka dayanmaktayız ve bu konuda da halk birlik içinde olacaktır’’ dedi.

Ruhani, ‘’ABD, KOEP’ten çekilmekle tüm İran halkını birlikteliğe sevk eder, o zaman tüm dünya uluslararası kuralları ve ahlakı ayaklar altına alan tarafın kim olduğunu görecektir. Bizim bir zararımız olmayacaktır ve ABD zarar eden taraf olacaktır’’ dedi.

Ruhani, İran’ın ABD veya başkaları ile başka konularda müzakereye hazır olup olmadığına dair bir soruya, ‘’İslam İnkılabı Rehberinin buyurduğu gibi bizim ABD’ye itimadımızın kıstası KOEP olacaktır. Eğer Amerikalılar bu anlaşmaya tam uyarlarsa bunun anlamı onlara güvenebileceğimiz ve diğer konularda da müzakere edilebileceği olacak aksi takdirde ABD ile müzakerenin bir sonucu olmayacaktır’’ dedi.

Suriye konusuna değinen Ruhani, ‘’Biz başından beri Suriye’de teröristlerin başarılı olmaması gerektiğini söyledik, bazı ülkeler bizim dediğimize karşı çıkarak, teröristleri muhalifler olarak nitelendirdiler. Bu ülkeler daha sonra hatalarını gördüler. Bugün Suriye’nin büyük kentlerin teröristlerin elinden kurtarılmıştır. Suriye topraklarının yüzde 85’i merkezi yönetimin elindedir ve kalan kısımlar da kurtarılacaktır’’ dedi.

Ruhani, ‘’Büyük tehlike teröristlerin Irak ve Suriye topraklarından kovulduktan sonra hangi ülkeye gidecekleridir. Hepimiz terörizmin kökeninde fakirlik, işsizlik, ülkelerin içişlerine müdahale, insanların aşağılanması, adaletsizlik ve benzeri şeylerin yattığını biliyoruz. Bu konunun kökenindeki meseleler çözülmediği takdirde terör ve terörizm konuları da tam olarak çözülmeyecektir’’ dedi.

Twitter'da Takip Ediniz.

@Irna_Turkish