Zarif: Ambargo ve hükümeti değiştirme politikası İran için geçerli değildir

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mohammad Cevad Zarif, ambargo uygulama ve hükümeti değiştirme politikalarının İran için geçerli olmadığını ABD’nin İran ile ilgili geröekleri görmesini istedi.

New York’ta Amerika Dış İlişliler Konseyi toplantısında bir konuşma yapan Zarif, ABD’nin geçmişten ders almadığını belirterek, ‘’Siz 1953 yılında uygulanan bu politikanın sonucunu gördünüz. ABD, İslami Devrimden bu yana İran’da hükümeti değiştirmek istemekte. Obama zamanında resmen bu politikanın bırakıldığı ifade edildi, fakat biz bunun gerçekte böyle olduğuna inanmıyoruz’’ dedi.

‘’Biz meşruiyet ve gücümüzü halktan alıyoruz ve bu bizim ABD’nin bölgedeki müttefikleri ile farkımızdır’’ diyen Zarif, bölgedeki tüm ülkelerin bir şekilde yabancı himayesi altında olduklarını fakat İran’ın böyle olmadığını söyledi.

‘’Herkes bize 8 yıl süre ile bir savaş tahmil edildiğini unutmak istiyor. Bu savaşta ABD, Soviyetler Birliği ve tüm Güvenlik Konseyi üyeleri karşı tarafı destekledi ve milyonlarca dolar harcama yaptılar’’ diyen Zarif, ‘’İran’da hükümeti değiştirme çabası başarılı olmaz, zira İran meşruiyetini ABD’de almamakta, biz kendi halkımıza dayanıyoruz’’ dedi.

Sözlerinin bir bölümünde İran’daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine değinen Zarif, bazılarının oy verebilmek için 10 saat sıra beklediğini ve bunun bölge ülkelerinde örneği olmadığını söyledi.

Bazı Suudi yetkililerinin çatışmaları İran’ın içine çekmek istediklerine dair sözlerini hatırlatan Zarif, ‘’Onlar Pakistan’da faal teröristleri destekliyorlar ve sonunca onlardan bazılarını İran parlamentosuna ulaştırmayı başardılar. Bu mekan onların en çok nefret ettikleri yerdir zira kendilerinde böyle bir kurum yoktur’’ dedi.

Zarif, Yemen krizine işaretle, ‘’Cumhurbaşkanı Ruhani Yemen krizi sonrası Türkiye Cumhurbaşkanı ile oturumunda ateşkes, insani yardımları içeren bir plan önerdi. Bu plan İran ve Suudi Arabistan arasında işbirliğinin temelini oluşturabilir. Bizim bir birimizle savaş halinde olmamıza gerek yoktur. Bir birimizi bölge siyasi arenasında silmeye çalışmamıza gerek yok zira iki taraf için de bu mümkün olmayacaktır’’ dedi.

Suriye ile ilgili bazı soruları yanıtlayan Zarif, ‘’İran kendisi nükleer silah kurbanlarındandır. Bu silahların kullanımı bizim kırmızı çizgimizdir. Bize göre bu silahların Suriye’de kullanımı araştırılmalı. Biz ABD’nin Han Şeyhun’da Suriye hükümetinin kimyasal silah kullanımı yönündeki iddiasının ispatlanabilir olması hususunda derin şüpheler duymaktayız. Biz bölgeye bir araştırma ekibinin bölgeye gitmesini önerdik fakat bunu kabul etmediler. Biz kimyasal silah kullanımının kabul edilemez olduğunu söylüyoruz fakat onların hem hakim, hem savcı hem cellat olmalarını da kabul etmiyoruz’’ dedi.

Zarif nükleer anlaşma ve bazı ABD yetkililerinin anlaşmanın İran tarafından çiğnendiğine dair iddiaları ile ilgili, ‘’UAEK tüm raporlarında İran’ın nükleer anlaşmaya sadık kaldığını belirtmekte. ABD ise her zaman kalan ambargoların korunmasını önemli saymıştır. İlginç olan ABD, insan hakları bahanesiyle İran’a ambargo uygulamakta fakat seçim kelimesi duyulmaya ülkeler ABD’nin müttefiki olmakta ve onlara ambargo uygulanmamaktadır’’ dedi.

İran’ın nükleer anlaşma konusunda ciddi olduğunu ifade eden Zarif, bu anlaşmanın işbirliği için temel oluşturabileceğini ifade ederek, ‘’Bu hususta daha iyi bir algıya varmamız gerekir zira yanlış anlaşımlar olduğunu görüyoruz. Nükleer anlaşmadan kaynaklanan bazı kısıtlamalar gelecek yıllarda ortadan kalkacaktır fakat biz nükleer silah yapılmamasına sadık kalacağız. Nükleer bomba hiçbir ülkenin güvenliğini temin etmez. Bu silahlar kabul edilemez ve hatta yasa dışıdır’’ dedi.

Zarif, ABD Meclisinde İran ve Rusya aleyhindeki ambargo tasarısına işaretle, uygulanacak ambargoların Kapsamlı Ortak Eylem Planının(KOEP) çiğnenmesi olacağını belirtti ve, ‘’Bizim tepkimiz zamanında ilan edilecektir. Ambargolar ABD için bir sermaye değildir bir borçtur’’ dedi.

Zarif, İran’ın bazı ülkelerde teröristlerle mücadelesinin sadece Askeri müsteşarlar göndermekten ibaret olduğunu belirterek, ‘’Biz bölgenin hiçbir ülkesinde askeri varlık göstermek istemiyoruz fakat eğer bir ülkede var isek o ülkenin isteği ve uluslararası kurallar çerçevesindedir. Bize göre bir ülkenin güvenliği o ülke halkı ve askeri gücünün uhdesindedir ve yabancılar sadece yardım edici rol üstlenebilir’’ dedi.

Bazı yabancı ülkelerin Ortadoğu’daki askeri üstlerine değinen Zarif, ‘’Yabancı askeri güçlerin varlığının bölgeyi istikrarsızlaştıracağını düşünüyoruz fakat biz bu husustan komşularımızın kararlarına saygı duyuyoruz’’ dedi.

Irak Kürt bölgesinde bağımsızlık için halk oylaması konusuna değinen Zarif bunun yanlış olduğunu belirterek, ‘’Bu halkoylamasının etkisi Irak ve bölge güvenliği üzerinde facia olacaktır. Biz onlara bunun yanlış olduğunu söyledik ve sanırım tüm bölge ülkeleri bu konuda hemfikirler’’ dedi.

Zarif sohbetlerinin sonunda İran’ın füze programı ve bu yönde ABD’li yetkililer tarafında İran aleyhindeki iddialarla ilgili, ‘’KOEP’te belirtilen konu nükleer başlık taşıyabilecek füzelerle ilgilidir. Bizim nükleer başlığımız olmadığından böyle bir füze yapımını da planlamıyoruz. Bizim füzeler savunma amaçlıdır. Bu bizim tutumumuz ve buna bağlıyız ve umarım diğer ülkelerde bu tutuma sahip olur’’ dedi.