Ruhani: Tedbirli bir şekilde terörün kökeni kurutulmalı

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, tedbirli bir şekilde terörün kökeninin kurutulması gerektiğini söyledi.

Asya-Afrika Ülkeleri Zirvesi'nde konuşan Ruhani, Bandung Konferansı'nın uluslararası barış, güvenlik ve gelişim açısından büyük önem taşıdığı ve ırkçılık ile mücadelenin ilk kez bu konferans çerçevesinde belirtildiğine dikkat çekerek, "Günümüzde dünya koşullaı değişmiş olsa da, Bandung ilkeleri hala dünya diplomasisinin zirvesinde parlamaldır. Bandung deryatlarının, çıkarcı politikalar çıkmazında susturulması ve değer kaybetmesine izin vermeyelim. Şidder, terör ve aşırıcılığın tüm dünyayi ele geçirmesi ve ulusları kana boğmalarına izin vermeyelim. Terör ve aşırıcılık, Asya ve Afrika kıtalarnın büyük bir bölümünde gelişmektedir. Bu güçler, özellikle Suriye ve Irak'ta, her gün suçsuz kadınlar, erkekler ve çocukları kendi kirli ve insanlık dışı amaçları için kurban ediyor ve ülkelerin altyapılarını yok ediyorlar. Aşırıcılar, yasadışı çıkarları için bazı bölgesel ve uluslararası oyuncularda askeri, istihbarat ve finansal destek alıyorlar. Ama bu örgütlere destek verenler, kriz içerisindeki ülkelerde gelişecen istikrarsızlığın, dünya ve kendi ülkelerini de emniyetsizleştireceğini bilmiyorlar" dedi.

Terör ile mücadele için 4 maddelik çözüm önerisin getiren Ruhani, Terörizm ile mücadelenin temel ilkesinin, insan hayatına değer vermek olması gerektiğini belirterek, ‘’Küresel güvenlik ve huzur için, tüm ırk ve din mensuplarına aynı göz ile bakacağımız bir noktaya varmamız gerekiyor. İnsani değerler açısından Müslüman, Hıristiyan, Yahudi ve Budist arasında veya Afrikalı, Asyalı ve Avrupalı arasında hiçbir farkın olmadığı ve böylce terörün insani barışı ve kişisel ve sosyal güvenliği tehdit etmediği bir noktaya ulaşmalıyız’’ dedi.

Ruhani, İlahi dinlere yapılacak en büyük cefa, insan öldürmek için dini inaçları kullanmakt olduğunun altını çizerek, ‘’ Milletlerin dini ve kültürel liderleri, insan öldürmek ile ilgili küresel bir hareket başatmalılardır. Hiçbir dini fanatizm, siyasi güç arayışlarının aracı olmamalıdır. Özellikler dünyaya rahmet ve muhammet mesajı getiren İslam dini" dedi.

İran Cumhurbaşkanı, terör ve aşırıcılık ile ciddi bir şekilde mücadele etmenin yanısıra, terör örgütlerinin çekiciliği ve asker alımlarının nedenleri ve kökenlerini tanımalanması gerektiğini belirtti.

Ruhani,’’ Bu şiddet eğiliminin ekonomik ve kültürel kökenleri belirlenmelidir ve ekonomik sorunların dürüstçe çözülmesi için çalışarak, sosyal adalet sağlanmalı ve gençler arasında şiddet kültürü ile mücadele ederek, teröristlerin bu konudan faydalanmalarının önüne geçilmelidir’’ dedi.

Ruhani terörün siyasi, finansal ve istihbarat destekleri kesilerek, terörizmin gelişmesinin engellenmesini belirterek, ‘’ Bazı ükelerin iyi terörist ve kötü terörist politikalarına devam ettikleri müddetçe küresel terör akımları, dünyanın bu cinayetler ile mücadele mesajlarını almayacak ve her geçen gün farklı bir isim ve farklı bir ülkenin desteği ile, çalışmalarına devam edeceklerdir" dedi.

Ruhani, İran’ın nükleer programı ile ilgili olarak, "İran'ın barışçıl nükleer programı aleyhine gerçekleşen zalimce ve yasadışı yaptırımlar, zorbaca yöntemlerden faydalanmanın en belirgin örneklerinden birisidir. Ama İran halkının gösterdikleri direniş ve barışçıl nükleer enerjinin hızlı gelişimi, karşı tarafı müzakere masasına oturmaya mecbur etti’’ dedi.

Yaptırım, tehdit ve küçümsemenin hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmeyeceğini vurgulaya Ruhani, ‘’Bunu bilen P5+1, İran ile uzun ve zor müzakereler gerçekleştirdi. Bu müzakerelerin olumlu bir yolda ilerlediği ve genel anlaşma ile sonuçlanabileceğini umuyoruz. Bu anlaşma, İran'ın barışçıl nükleer çalışmalarını resmi olarak tanımalı ve ayrıca ülkemize uygulanan tüm ekonomik yaptırımlar kaldırılmalıdır. Buradan, amacımızın yapıcı diyalog kurmak olduğunu söylemeliyim. Bu yapıcı diyalog, hepimiz ve dünya halkının yararına olacaktır" dedi.

Yemen ve Suriye krizine de dikkat çeken Ruhani, "Tarihi deneyim, askeri müdahalenin böylesi krizler için uygun ir çözüm olmadığı gibi, durumları daha da kötüye götüreceğini göstermiştir. Kalıcı istikrar ve huzurun, askeri müdahalelerin durdurulması ve tüm siyasi gruplar arasında müzakere düzenlenmesi için olanak sağlanması gerektiği inancındayız’’ ifadesini kullandı.

Siyonist Rejim'in işgalci ve yıkıcı politikalarına değinen Ruhani, bu rejimin isteklerine şiddet yolu ile ulaşması, Filistin halkının haklarının organize ve geniş bir şekilde ayaklar altına alınmasına neden olduğunu, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve barış için tehdit yarattığını belirtti.

Ruhani, ‘’Siyonist Rejim, uluslararası itirazlara karşı, Filistin ve diğer ülke halkları aleyhindeki insanlık dışı politikalarını arttırmıştır. Tarihi, savaş ve güvensizliği yoksulluk ve gericilik getireceğini göstermiştir" dedi.