Ruhani:İran ve Türkiye Yemen’de savaşın en kısa sürede bitmesi konusunda hemfikir

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, “İran ve Türkiye, Yemen’de en kısa zamanda savaşın bitmesi ve dökülen kanların durdurulması konusunda hemfikir” dedi.

Ruhani, İran’a resmi ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile düzenlediği ortak basın toplantısında, ikincisi gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısının önemine değinerek, “Görüşmelerde ikili ilişkiler, bölgesel ve uluslararası konuları ele aldık. İki ülkenin ve üçüncü bir ülkenin katılımıyla ortak ekonomik işbirliklerini, iki ülke özel sektörünün canlandırılması konusunda mutabık kaldık” diye konuştu

İkili görüşme ve iş birliği toplantısında,yürürlüğe giren Tercihli Ticaret Anlaşmasında gelinen nokta, sınır güvenliği ve terörle mücadelede iş birliği gibi konuların ele alındığını ifade eden Ruhani, “Geçtiğimiz yıl 14 milyar dolar olan ticaret hacmimizi bu yıl sonuna kadar 30 milyar dolara yükseltme hedefi koymuştuk. Bu hedefte ulaşılan noktaları ele aldık” dedi.

Yemen’deki durumu da görüştüklerini belirten Ruhani, “Bugün son derece hassas olan bölgesel konuları ele aldık. Maalesef tüm bölgede istikrarsızlık ve güvensizlikle karşı karşıyayız. İki tarafın da bu konuda hemfikir olduğu nokta, tüm bölgede istikrar ve emniyetin yeniden inşa edilmesi. İran ve Türkiye Yemen’de en kısa zamanda savaşın bitmesi ve dökülen kanların durdurulması konusunda hemfikir’’ dedi.

Ruhani, ’’ Yemen konusunda ayrıntılı görüşmemiz oldu, açıklıkla görüşlerimizi ortaya koyduk. Ortak noktalara ulaştık, Her iki ülke de Yemen’de olabildiğince hızlı şeklide savaşın ve dökülen kanın durmasını talep ediyor " dedi.

İran'ın tam bir ateşkese ulaşılması konusunda üçüncü ülkelerin düzenlediği saldırıların durdurulmasını istediğini vurgulayan Ruhani, "Böylece bu bölgede ateşkesle istikrar, barış ve huzurun geri gelmesini, insani yardımların ulaştırılmasını istiyoruz. İki ülke olarak diğer bölge ülkelerinin de desteğiyle Yemen’de yaşanan sorunları aşmayı hedefliyoruz. İnşallah Yemen’de barış, istikrar ve güvenliğin sağlanmasının ardından tüm Yemenlilerin katılımıyla kapsayıcı bir hükümetin kurulmasını temenni ediyoruz” ifadesini kullandı.

Nükleer meselesine değinen Ruhani, bu konuda Türkiye’nin her zaman destek olduğunu ve bundan dolayı müteşekkir olduklarını belirtti.

Ruhani, nükleer sorunun çözülmesi ve akabinde yaptırımların kaldırılması ile İran ile Türkiye arasında ekonomik alanda önemli sonuçları olacağını, karşılıklı yatırımların kolaylaşacağına inandığını söyledi.

Erdoğan da yaptığı açıklamada, çok anlamlı bir buluşmayı gerçekleştirdiklerini belirterek, Yüksek Stratejik Konsey Toplantısının ikincisinin Tahran'da gerçekleştirmenin mutluluğu içerisinde olduklarını dile getirdi.

Görüşmelerde bölgesel sorunları da ele aldıklarını belirten Erdoğan, bunların arasında Irak'taki sorunların da yer aldığını belirterek, Irak bizim için hakikaten aslında kan ağladığımız bir yer" diye konuştu.

Türkiye'nin Irak ile 300-350 kilometre sınırının olduğuna belirten Erdoğan şöyle devam etti, "Şu ana kadar orada yüz binlerce insan maalesef öldü. Tarih adeta katledildi, kültür katledildi. Hala katledilmeye devam ediyor. Aynı şekilde Suriye'de şu ana kadar 300 bin insan öldü. Ölen kim? Müslüman ve insan. Kim kimi öldürüyor diye baktığımız zaman ben burada mezhebe bakmıyorum. Beni ne Şia ne Sünni ilgilendirir. Beni burada Müslüman ilgilendiriyor. Ben insan odaklı olarak bakmak durumundayım. Çünkü bizi yaratan Allah, eşrefi mahlukat derken orada bu Müslüman'dır, Hristiyan'dır diye bir tasnif yapmıyor. Yaradılmışların en şereflisi insan diye, böyle bir orada tanımlama yapıyor. İnsan yaradılmışların en şereflisi. Ama yine insan çok acımasız ve bu kadar insan öldürülüyor. Bunu kabullenmek mümkün değil. Öyleyse bizim bir araya gelerek, oturarak, konuşarak bu işin müzakeresini, müşaveresini yaparak artık bu kana, ölüme hep birlikte bir son vermemiz lazım. Bu, birbiriyle vuruşanları bir araya getirelim ve bu arada bizler de bu işte, ne kadar bu işi kolaylaştırabiliyoruz, ne kadar arabuluculuk yapabiliyoruz, bunların üzerinde duralım ve buradan Rabbimizin de yardımıyla bir netice alalım diye düşünüyorum."